Twilight: Saga Eclipse... sakın yanlış anlamayın korku değil, komedi!!..

Edward = beyaz tenli vampir erkek ve Bella = insan aşkı
Hepimizin bildiği gibi aslında ‘Twilight Saga: Eclipse’ tür olarak bir vampir-gerilim filmi, en azından öyle olması bekleniyordu. Ancak gel gör ki beni ve salondaki onlarca kişiyi gülmekten kırdı geçirdi. Şaka değil ama gerçekten çok eğlenceliydi. Hatta bir daha izlesem yine gülerim. Hatta hatta hâlâ bazı o komik sahneleri aklıma geldikçe kendimi gülmekten alamıyorum. İkinci filmde de güldüğüm şu kurtadamların sürekli üstsüz dolaşma durumu, üçüncü filmde artık tepe yapmış durumda. O kadar ki, Edward bile bunu (en komik sahnelerden birinde) “bunların hiç t-shirt’ü yok mu!?” diyerek dile getirdi. Gerisini siz düşünün artık. Hatta filmi durdursalar ben bir 10 dakika sırf bu sahneye gülebilirdim.

Kurtadam - İnsan - Vampir Aşk Üçgeni !..
Diğer komik durum ise, Bella’nın Jacop ve Edward arasında kalma hâlleri.. Bu duruma dair tüm sahneler komik olmakla birlikte en en komiği çadır sahnesinde yaşanandı. İkinci en komiği ise Bella’nın Jacop’a “seni seviyorum evet ama Edward’ı daha çok seviyorum” demesiydi. Resmen bütün salon koptuk gülmekten. Bu durumu bu noktada bence en iyi özetleyen, Twitter’da filme gitmeden önce okuduğum şu cümle: “hayat bella'ya güzel. biraz vanilyalıdan, biraz çikolatalıdan..”

Tüm bunlar dışında eleştirebileceğim noktalardan biri, benim gibi Twilight serisini ezbere bilmeyenler için konunun önceki bölümlerle bağlantı kuran ‘previously on Twilight’ tarzı hatırlatma konuşmalarına veya flashback görüntülerine yer verilmemiş olmasıydı. Mesela şahsen ben nerdeyse filmin yarısından sonra ancak hatırlayabildim Victoria’nın neden Bella’yı öldürmek istediğini. Onun dışında, Twilight Saga: New Moon’un nerede-nasıl bittiğini hatırlayamadığım için en başındaki ilk sahnelerde Bella ve Edward’ı bir arada görünce bir an tereddüt edip “ay bunlar küsmüydü, ayrımıydı, nerede bitmişti bi önceki film” diye düşünmedim desem yalan olur.

ve vampir klanı savaşa hazırın...
savulun savaş başlıyoorrr...


Ayrıca, söylemeden geçemeyeceğim bir diğer nokta da, Edward’ın evlenmeden birlikte olmama konusundaki bence fazla abartılarak yansıtılmış tavrının veya Bella’nın deyimiyle ‘old school’ eğiliminin çok kör gözüm parmağına verilmesiydi. Kitapları okumadım belki onlarda da bu kadar abartılıdır ancak orada da ana olarak bu konunun işlendiğimi okumuştum. Temelinde ise, yazar Meyer’in bir Mormon olması olduğunu duymuştum. Dolayısıyla konuyu, vampirler üzerinden, kendi inancı doğrultusunda bilerek verdiğinin somut bir gerçek olduğunu söylemek mümkün.


Popular Posts