Wednesday, December 17, 2014

The Purge..

Aman yarabbim bu aralar tüm postlara aynı cümleyle başlıyorum sanırım ancak ne yapayım, şaka gibi ancak durum harbiden de öyle.
Zira Purge de öyle her yerde değil ama sıkı filmcilerden adını duyduğum ve not aldığım bir filmdi. Ethan Hawke'ın Before .... üçlemesi dışındaki yegane iyi filmi olarak da geçer.
Ve bence Purge, oyunculuğu, çekimi, kurgu ve diğer her bir filmlere dair detayı bir kenara itip sadece ama sadece konusu, daha doğrusu verdiği, işlediği 'yaşam fikri' için mutlaka ama mutlaka izlenmesi gereken bir film.
Zira film zaten çok kısa sürüyor ve 12 saatlik bir zaman dilimini kapsıyor. Ancak başlıyor ve size o diyemediğim fikrini söyleyip sizi mök gibi bırakıyor! Size de film öööle ekranda akarken, sonuna dek "aman Yarabbim ne diyor bunlar, olabilir mi, mümkün mü" diye düşünmek kalıyor. Hatta en fenası, en azından benim için 'lan yoksa bir çözüm olabilir mi ki acep!" diye bilem düşündürtüyor. Ki belki de en fenası, acısı bu. Hayır film bitince de möklük devam ediyor ve siz, günlerce daha düşünüp durabiliyorsunuz. Zira benim kafamda kendine bir çekmece edindi ve o günden beri orada yaşıyor! inception mı ne len bu!?
Yani efendim, tüm planları iptal ediyor ve acilennnn izliyorsunuz...
Ben bunu öyle geç izlemişim ki meğer filmin devamı bile çekilmiş, ancak tamamen farklı kadroyla.
İlki kadar olmasa da 2.'si de etkili.. Onu da ayrı bir posta yazıcam bittabi ;)

Monday, December 15, 2014

Third Person..

Bir katmanlı film ile daha karşı karşıyayız. Hoş ben acayip geç seyrettim ancak bana neden bilinmez Holy Motors'u hatırlattı. Az biraz da kurgusu bağlamında yeni dizimiz The Affair'ı.
Holy Motors fanları bana yüklenip kızabilir ancak ne bileyim, öyle geldi.
Katmanlı filmlerden ve iyi bir oyunculuktan hoşlananların zevkle izleyeceği iyi bir film derim ;)

Friday, December 12, 2014

One Chance..

Efendim, bu film de Enough Said gibi geçen dönemin ödül sezonunun çokça adı geçen, konuşulan filmlerindendi ve yine kısmeti bugünlereymiş :)
Filmimiz, gerçek bir hikayeden. Kahramanımız da bizde de çokça olan O Ses Türkiye finalistlerinden bir arkadaş. Ancak olayın bizde! değil de İngiltere'de geçmesi, olayların da bizde asla olamayacak şekilde ilerlemesiyle vuku buluyor. 
Kendim bu tip yarışmalara katılmış, finalleri oynamış, hatta kazanmış, ancak her şey bitip ışıklar sönünce, diğer hepsi gibi kenara atılmış, vaat edilenleri yerine asla gelmemiş o kitleden biriymişcesine çok hüzünlendim. Onlar adıma üzüldüm.
Çünkü filmdeki arkadaşımız ve diğer İngiltere finalisti o kızımız gibi hoş bir hikaye ile tamamlamış sürecini. Bize de çok naif, keyifli, müzikleriyle de hoşça vakit geçirten iyi bir film çıkmış.
Demem o ki inşallah bizimkilerden de bir gün, en azın bir tane, bir tanecik böyle bir hayat çıkar....


Wednesday, December 10, 2014

Enough Said..

Geçen sezonun ödüller döneminde ismini sıkça duyduğum ve methini okuduğum filmlerden biriydi. Ancak kısmet anca bugünlereymiş :)
Efendim, filmimiz genelde iki kişi ve onların bir nevi ikinci bahar ilişkisi etrafında dönse ve doksan dakikalık gibi kısa bir süreye sahip olsa da derdini o kadar naif ve keyifli bir şekilde anlatıyor ki.
Asla sizi sıkmıyor, benzer ilişkilere çok mu çok iyi bir kılavuz oluyor ve diğer türlü ilişkilere de çok yerinde tespitler yapabilme imkanı tanıyor.
Zaten oyunculuklara asla laf yok, inanılmaz gerçekçiler..
Sadece bir kadın filmi değil, hem erkek hem de kadın-erkek bir arada izlenebilecek sağlam film. Tavsiye derim, tavsiye ederim ;)

Monday, December 08, 2014

Gone Girl / Gillian Flynn..

Veee sonunda ben de Gone Girl'ü izledim! Aman eksik kalmayım :)
Belki yine en son ben okumuş oldum ancak yine yeni yeniden bir "geç olsun güç olmasın" vakası yaşadım diyim ben size :) Neyse efendim, amacım film gösterime girmeden, pardon benim için internete düşmeden önce izlemekti ve Allah'ıma bin şükür ki amacıma nail oldum :)
Aman efendim nail olmamak mümkün müydü ki!? Zira kitap iki hafta kütüphanemde yattı ammaaa elime alır almaz da 3 günde bitti! 
Tabii ki kitabı da filmi de çok duymuştum ancak çok geç kaldım diyerek okumaktan vazgeçmiş, napak artık filmi izlerük diye karar kılmıştım. Ancal ne zaman ki Cup of Jo blogda, Joanna'nın "sanırım bi okumayan ben kaldım ama herkes o kadar konuştu ki geç de olsa okumaya başladım ve tüm hafta sonu yatıyorum kalkıyorum onu düşüyorum, her fırsatta elime alıp okuyorum" demesiyle her şey değişti! Hemmen book depository'den sipariş verdim ve geçtiğimiz hafta bitirdim!
Aman yarabbim neydi o öyle.. Ancak öyle bir öylü ki hiç ama hiç spoiler veremem. Çok fenaaa..Ancak filmi de şu ara şimdiden, baba eleştirmenlerin dahi yılın ilk 10'u sıralamasına girmişken diyeceğim o ki, napıp edip okuyun, olmadı (hoş daha benim için gösterime girmedi ama ��) filmi bari izleyip bu öyküyü bilin anacımmm... Çok fena çoookkk...

Wednesday, December 03, 2014

Holy Motors..

Ve yıllar sonra, sonunda izleyebildim. İzledin de noldu derseniz, üzgünüm ancak, sanırım bu sefer bir şey diyorum! 
O kadar çok methini duydum ki belki de içimde istenmeden büyük bir beklenti oluştu (klasik tabiriyle).  Ancak gerçekten öyle oldu. 
İzlerken paso içimde, aklımda "Allah'ım burada anlamadığım başka şeyler oluyor, biliyorum kafam basmıyor, mutlaka bir alt metin var ve ben ne yazık ki onu okuyamıyorum, anlamıyor, anlayamıyor, anlamlandıramıyor, algılayamıyorum" dedim durdum.
İnanın çok ama çok çaba sarf ettim ancak yok olmadı, olduramadım :( Hoş Oscar Boy blogunun yazarı, "anlamdırma, nedene bağlı olmadan izlenen film" diyip az da olsa beni rahatlattı, sadece sinemanın büyüsüne kaptırtan film demiş ancak bu o anlamlandırma çabam yüzünden onu da yapamadım!
Hayata dair bir şeyleri sorgulatma, yüzümüze çarpma çabasında olduğunu paso düşündüm, en azından bana hep bunu düşündürttü ancak sonuca varamadım.
Siz de olmazsa benim gibi yapıp, en azından son on yılın en çok konuşulan filmlerinden birini izlemiş olursunuz kafasından yürüyün. Ne diyim..

Monday, December 01, 2014

Zwein Leben..

Geçen senenin ödül yarışlarında çokça adını duyduğum ve Almanya'nın En İyi Yabancı Film Oscar adayı olan, shortlist'e de kalan, BAFTA vb.'lerinden en iyi film ödülleriyle dönen ve en önemlisi de gerçek bir hikayenin küçük kurgu bir kesidi olarak yer alan bir film, İngilizce adıyla Two Lives.
Özellikle belgeseller ve gerçekten uyarlanan filmler için söylediğim gibi bu film de bana hiç bilmediğim bir tarihi gerçeği öğretti. Çok acı bir gerçek ancak en azından bilinmez kalmaması gereken bir gerçek.
Zira film de rengi, çekimleri, oyunculuğu ile sanki harbiden BBG evi gibi kameralarla döşenmiş bir platformda, ya da orijinal footage'lerle kotarılmış gibi. En azından bende öyle bir etki yarattı. Belki de adaylığı bu sebeptendi.
Bu bağlamda da sırf o gerçekliği öğrenmek ve o acıyla sempati kurabilmek adına izlenebilir kanımca..

Wednesday, November 26, 2014

Sex Tape..

Sex Tape konusunda ilk söyleyeceğim şey; kaçarak uzaklaşın! Aman yarabbi bu kadar mı kötü olur! Ha güldürecek, ha konu farklılaşacak, hem eğlenceli bir şeyler olacak diye bekle bekle bekle ve bir halt olmasın.. Kanımca, çağcıl teknolojinin bizi mağdur duruma düşürebilecek (aman Allah korusun) durumlarımdan biri bu kadar mı kötü işlenir! O kadar, Mary gibi bir kült komedi filminin baş rolü Cameron yengenin oynadığı bir film bu kadar mı kötü olur! Cameron'ın bu sene izlediğim ve yine berbat bulduğum 2. filmi.. Diğerini de yazmıştım bloga ancak o kadar beğenmemişim ki şu an adını dahi hayırlamadım! O kadar yani.. 
Ha bi de demeden geçmeyim; ismine kanıp cıbıl cıbıl sahneler seyreleyeceğiz he he he moduna hiç girmeyin, benden söylemesi, biline! :)

Monday, November 24, 2014

Begin Again..

Hani bazı filmler vardır, çok beğenirsiniz konuyu, wow be amma şeyler düşünüyorlar, ne yaratıcı zekalar var ammaaa accık daha güzel çekselerdi, az daha uğraşsalardı be gülüm dersiniz, üzülür, hayıflanırsınız. İşte Lucy de benim için, ne yazık ki öyle oldu :( Yine çok methini duymuş, anam yeni bir Matrix izleyeceğim diye ekram başına koşturduğum bir filmdi. Ancak ne yazık ki ağzımı, Nurella gibi bülerekten kalktım :s 
Konu tam bizim gibi teknoloji dünyasının biricik üyeleri için biçilmiş bir kaftan ancak unutulan; biz Matrix ve Her gibi filmleri izlemiş ve kafaları vurcak yer bulamamış bir zümreyiz. Nitekim, emin yapanlar da bizim klandandır, ancak gel gör ki olmamış anam olmamış :( ve en fenası da böyle bir senaryo heba olmuş diye pek bir üzülüyoruz kuzucum :( yapmayın etmeyin be gülüm...

Friday, November 21, 2014

Lucy..

Hani bazı filmler vardır, çok beğenirsiniz konuyu, wow be amma şeyler düşünüyorlar, ne yaratıcı zekalar var ammaaa accık daha güzel çekselerdi, az daha uğraşsalardı be gülüm dersiniz, üzülür, hayıflanırsınız. İşte Lucy de benim için, ne yazık ki öyle oldu :( Yine çok methini duymuş, anam yeni bir Matrix izleyeceğim diye ekram başına koşturduğum bir filmdi. Ancak ne yazık ki ağzımı, Nurella gibi bülerekten kalktım :s 
Konu tam bizim gibi teknoloji dünyasının biricik üyeleri için biçilmiş bir kaftan ancak unutulan; biz Matrix ve Her gibi filmleri izlemiş ve kafaları vurcak yer bulamamış bir zümreyiz. Nitekim, emin yapanlar da bizim klandandır, ancak gel gör ki olmamış anam olmamış :( ve en fenası da böyle bir senaryo heba olmuş diye pek bir üzülüyoruz kuzucum :( yapmayın etmeyin be gülüm...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...