Wednesday, October 22, 2014

Restless..

Son dönemdeki, The Fault in Our Stars filminin geçen sezonki versiyonu denebilir. Konu esas itibariyle aynı olsa da farklı bir konseptte ortaya konmuş; iki yaralı ruhun birbirini kurtarma çabası denebilir.
Tabii ki hüzünlü. Gösterildiği dönende bayağı bir konuşulmuş ve beğenilmişti. Benim izlenecekler listemdeydi ne zamandır. Ee anca..
Keyifli, sade, görünüşte hiçbir şeyin olduğu gibi olmadığının bir göstergesi daha..

Maleficent..

Ve sonunda izledim. Sevdim mi evet sanırım sevdim. Disney'i, o yeni teknolojinin getirdiği görsel güzelliği seviyorum. Öykü de çok güzel değiştirilmiş kanımca. Ve yine çağın aydınlanışına, en azından bir grup insan bazında hidayete erişine güzel bir karşılık olmuş. Hangi hidayet derseniz; aslında her kötülüğün, kötün ardında hiç bilmediğimiz, belki asla idrak edemeyeceğimiz ancak bilsek de bilmesek de var olan ve kabul edilmesi gereken bir sebep olduğu, hiçbir şeyin nedensiz olmadığı, o yüzden kimseye karşı önyargılı olmamamız gerektiğine dair olan. Herkesi olduğu gibi kabul edip kucaklamamız gerektiğine dair olan. Çok zor ama tek gerçek olan hidayet.
Kabullenişin başladığı andaki özgürleşme..
Angelina yakışmış, kanatlarıyla daha da bir pek havalı olmuş ;)

Monday, October 20, 2014

Frances Ha..

Geçtiğimiz Altın Küre ödüllerinde en iyi kadın dalında aday olmuş bir film ve o zamandan beri listemdeydi. Girls kızları gibi Amerika'nın 18'inden sonra kendi başına sürüklenmeye bırakılan gençliğinden bir örnek Frances. Kendi küçük dünyasında bir şekilde hayatta kalmaya çalışan, hiçbir şey için öyle çok üzülmeyen kafayı takmayan, bir yerden sonra bir şeyleri az da olsa zorlamamak gerektiğini de anlayarak iyice kendini yaşamının ve getirdiklerinin akışına bırakan çok tatlı bir kızın hikayesi. Gerçekten iyi oynamış ancak bence o kız zaten öyle bir tip. O yüzden pek de oyunculuğunu konuşturmuş gibi gelmedi ama ben kızı çok sevdim ve takdir ettim.
Günü yaşayan ve iyi ki de öyle yapan cici bir kızın cici hikayesi..
Ve tabii ki kadın filmi notunu düşmeliyim ;)

büyük çanta sözlüğü!..

Not: Resmi, okumak üzere büyütmek için üzerindeyken sağ klik yapıp yeni pencerede ya da tab'de aç komutu verin. Açılınca, sayfa üzerinde ya da masaüstünüze alıp büyütebilirsiniz ;)

Sunday, October 19, 2014

The Affair.. [süper bir yeni dizi]

Dexter komple bitti, Masters of Sex sezon finali yaptı, Downton Abbey de tek başına kesmiyor, vampirliler de The Strain ile iyice cıvıdı diyengellerdenseniz size müthiş bir haberim var: The Affair!
Aylar öncesinden ShowTime'ın deli gibi reklam yaptığı, bizi manyak gibi meraklara gark ettiği dizi sonunda geçen Pazar start verdi. Bin şükür. Ve pilot bölümüyle, en azından beni, çok ama çok tatmin etti. Her dakika yüreğimi ağzımı getirdi, tam istediğim ve ne yazık ki hiçbir Türk dizisinin yapamadığı şekilde (hoş bu da ayrı bir post konusunu, zira üniversitede senaryo dersinde, bizzat kendimde tecrübe ettiğim üzere bence toplum olarak bizim böyle bir yeteneğimiz yok, ne yazık ki:( hep klasik o bildik Türk filmi klişelerine dönüyoruz :( ) bir sonraki adımını tahmin edemeyeceğimiz şekilde kurgulanmış harika bir yapım olarak yer aldı. Umarım ABD'de bu gece yayınlanacak ve muhtemelen yarın da bizdeki sitelere düşmüş olacak 2. bölümü de böyle olur ve hep bu şekilde devam eder.
Demem o ki, hazır 2. bölüm daha yayınlanmamışken hemen ilk bölümden olaya bodozlama dalın ve Dexter'cığımızla kaybettiğimiz ve o çok özlediğimiz heyecanı bir nebze de olsa yolunda başında yakalayın derim ;)

Friday, October 17, 2014

The Two Faces of January..

Allah'ım bu kadar kötü bir film olabilir mi! Resmen 1.5 saatimi yedi yedi, iliğimi kuruttu. Demek ki neymiş Hollywood da berbat filmler yapabiliyormuş, hem de sene 2014 ve Her gibi bir film çıkarmış bir endüstride!
Yok böyle bir film. Thriller diye türünü etiketlemiş bir de. Bırak gerilimi, herhangi ama herhangi bir duygunun d'sini hissettirmedi desem az söylemiş olurum, o kadar yani.
Son saniyeye kadar ha bir şey olacak, yok bu adam şöyle çıkar kesin, olmadı kadın aslında böyledir, ha şuraya bağlanacak dedim dedim durdum ama bir halta bağlanmadı.
60'lar İstanbul'unun kapalı çarşısı son yarım saatinin mekanıydı. Tamam iyi hoştu İstanbul'u görmek ama acaba dedim; Türkiye'de bağlarken Türk filmine mi bağladılar! Hoş bu kadar kötü Türk filmi bile artık çekilmiyordur. Anam kaçın kurtarın kendinizi, bir dakikasını bilem izlemeyin..

Good People..

Olur da bugün sinema planı yapar, geçen hafta gösterime yeni giren Good People'ı izlemeye falan kalkarsınız, mazallah diye, şimdiden uyarım dedim; sakın! aklınızdan bile geçirmeyin! Çok sıkıcı, çok banel, klasik ünlüleri ile pompalanmış kötü bir senaryo! James Franco sever iseniz bir sahnesi bilem yok bakmalık (ki ben değilim), konu deseniz safsata ötesi klişe, mekan deseniz almışlar Amerikalı'ları koymuşlar İngiltere'ye.. hiç vaktinizi harcamayın.. gidin Filmekimi'ne, en azından kötü bile çıksa festival filmi izlemiş olursunuz anam..

Thursday, October 16, 2014

CHANEL N°5: The One That I Want - The Film

Sizi bilmem ama ben Chanel No.5 parfümünün yeni reklam filmini çok mu çok beğendim! Konu biraz anlaşılmaz olsa da görsellik ve detaylar o kadar güzel ki! Tabii ki hepiciğine de sahip olasımız geliyor :) 
Özellikle de altta ekran görüntüsünü paylaştığım küçük kızın üstündeki yıldızlı tütü ve o çok ünlü binlerce dolarlık, geçtiğimiz yazın 'it bag'i sırt çantasına taptım! Bir de, izlerken görüceksiniz, kızımızın kabarık salık saçlı ve saç bantlı hali dehşet güzel olmuş.. 

biri yeni yazılım mı dedi?!

Sizi bilmem ama ben meğer pek geç kalmış, Apple'ın dünya harikası Mac'lerimiz için yepiz yeni :) bir software çıkaracağı haberini kaçırmışım! Belki de iyi oldu, en azından bekleme stresini yaşamadım çünkü Yosemite adını alan yeni OSX'in tanıtımı bugün yapılıyor! Türkiye saati ile akşam 20.00'de Apple.com'a tıklarsak biz bilem :) canlı izleyebileceğiz ve bir haftaya kalmaz, ücretsiz olarak da cicilerimize yükleyebileceğiz! Aman yarabbim, heyecan bastı :) Siz en iyisi mi akşama kadar beklerken https://www.apple.com/osx/preview/ 'dan özelliklerini inceleyebilirsiniz ;) Hadi bu da benden bugünün sürprizi olsun (bilmeyenlere) :)
Meraklısına: Artık Mac'lerimizden bile, çalan iPhone aramalarına cevap verebileceğiz! Şaka gibi... büyüksün Apple..

Wednesday, October 15, 2014

The One I Love..

Al bir garip ötesi film daha. Allah'ım bu konuları nereden buluyorlar hiç bilmiyorum. Ama şöyle ki izlemeyin bence, ben sıkıldım, bir şey vermedi bana. Tam sonunda sanırım bir kabullenişin huzru zuhur edecek derken o da olmadı. Oldu mu sana kendini bilmez, saçma, fazla paranormal, hatta hayal ürünü bir olgu. Olmamış üzgünüm :( otur sıfır :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...