Jale'nin Âlemi... Jale's Universe... L'universo di Jale...

aşık olduklarım.. aşık olmadıklarım.. okuduklarım.. dinlediklerim.. izlediklerim.. gezdiklerim.. gördüklerim.. bildiklerim.. öğrendiklerim.. aklımda kalanlar.. aklıma takılanlar.. kendime bıraktıklarım.. /// things that i have fallen in love with (and things that I haven't).. read.. listened.. watched.. travelled.. seen.. known.. learnt.. things that have remained in my mind.. things that have been stuck in my mind.. things that i have left to myself /// le cose che ho amorato (e non amorato).. letto.. ascolto.. guardato.. viaggiato.. visto.. saputo.. imparato..

3.5.12

köksüz..

'köksüz' meğer ne kadar güzel, anlamlı ve yerinde bir kelimeymiş; hiç fark etmemişim. 'soysuz'dan bin kat daha beter..çok daha iyi ve doğru.

Resim: http://psalmist-lois.blogspot.com/2010/12/rootless-tree.html

3.4.12

iPhone 4S için deli güzel kılıflar...

Bugün gittigidiyor.com'da, tesadüf eseri inanılmaz güzel bir dükkanla karşılaştım. Adı: HongKong Apple Aksesuar Store... hepsini ama hepsini istiyorum.. 
bir iphone sahibi olduğumdan beri, ne kimsede ne de herhangi bir satış yerinde (sanal ya da gerçek) böyle güzel, sevimli ve tarz olanlarına rastlamadım. Bence fiyatları gayet yerinde.. hadi bakalım inşallah sırayla hepsine de sahip olabilirim ;) [kahrolsun tüketim toplumu :) ]

28.2.12

Vakko İlkbahar / Yaz 2012 Kadın ve Erkek Koleksiyonu...


Küresel arenada hazır giyimin işlerlik kazanmasıyla aynı dönemde varlık kazanan bir marka olan Vakko; yüksek moda -hauture couture- dışındaki üretimlerinde de her zaman için, el yapımı ölçütü dışındaki yüksek moda niteliklerini korumayı başarmış bir moda işletmesidir. Başka bir anlatımla, hazır giyim alanının ürünleri için de; iyi malzeme, iyi kesim, kaliteli dikiş ile özgün tasarım ilkeleri korunmuş ve korunmaya devam etmektedir.
Türk hazır giyim tekstil sektöründe öne çıkan önemli bir marka olarak yer alan Vakko’nun ürün şemsiyesi altında; başta eşarp olmak üzere kadın koleksiyonuna dair elbise, ayakkabı, çanta, aksesuar ile erkek koleksiyonuna dair gömlek, pantolon, ceket, kravat ve çorap gibi temel hazır giyim giysileri üretilmektedir. Böylece, mevsimsel olarak değişen tüketici ihtiyaçlarına dair kreasyonlara yer veren Vakko kadın ve erkek giysi koleksiyonları, ayrı bir ürün kategorisi olarak her yıl sonbahar/kış ve ilkbahar/yaz sezonları kapsamında hazırlanmaktadır. Bu paralelde Vakko markasının ortaya koyduğu son kreasyon ‘İlkbahar / Yaz 2012’ sezonuna aittir.
Koleksiyonuna dair görsellerin tüm çekimleri; Heidi Mount, Jules Mordovetz ve Oriol Elcahco'nun modelliğinde Miami’deki The Raleigh Hotel’de gerçekleştirilmiştir. The Raleigh Hotel, dünyaca ünlü seyahat dergisi Conde Nast Traveler tarafından art-deco tarzının en görkemli örneklerinden biri -One of the Grand Dames- olarak tanımlanmıştır. 1940 yılında kurulan The Raleigh Hotel’in ev sahipliğini yaptığı, art-deco mimarinin ihtişamlı havuz kıyısında gerçekleştirilen çekimlerde; Miami’nin sıcak ve canlı mevsimini Vakko’nun bir o kadar renkli ve ışıltılı kreasyonlarında görmek mümkündür. Bileziklerden çantaya, ayakkabıdan kolyelere değin çarpıcı Vakko aksesuarlarının taçlandırdığı kadın koleksiyonunun yanı sıra; aynı yaşam dolu canlılık, erkek koleksiyonunun ayrıntılarında da yakalanmaktadır.

19.2.12

2012 Oscar'larının En İyi Film adayları..Jale'nin gözüyle..

bir moda düşkünü olsam da, her şeyden önce (şu an eskisi kadar olamasam da) kendi çapımda bir sinefil olarak; uzun senelerden sonra ilk kez bu senenin En İyi Film oscar adaylarına bakabildim ve kendi gözümden değerlendirmesini yaptım. umarım size bir yol haritası sunabilir. belki bir şekilde işinize yarar :) iyi seyirler olsun...

5.2.12

ajanda da son moda favorim...

bugün, uzun süreden beri gittiğim D&R'da çok güzel şeylerle karşılaştım. Bunlardan ilkini hemen paylaşmak istedim.
benim gibi ajanda-defter delisi olanlara feci şekilde tavsiye edilir...
siz de benim gibi, ajandayı; sadece program tutup zaman yönetimi için değil de, gördüğüm, kestiğim biçtiğim şeyleri yapıştırmak, notlar almak, bu da yetmeyip yazıp yapıştırdıklarımı sayfalarında süslemek isteyenlerdenseniz; ha bi de bir ajandaya başlamak için zamanı tam 01.01'den başlatmayıp, aşıkk olduğum bir ajanda bulana değin uzatan, bu sebepten hep başta boş sayfaları kalan, bir de arada atladığı zamanlardan ötürü, bir yıla dair standart ajandalar kendisine uymayan; bu bağlamda eğip büküp, çizip karalayıp ajandaları kendi istediği şekle sokan biri iseniz işte biz manyaklar meğer yalnız değilmişiz:) sevinebiliriz..'zamansız ajanda' diye bir konsept yaratmışlar bize eyy hattt...
içine boş sayfalar koyup, tarihlerini biz atalım, notlarımızın yanını da eğlenceli sözcüklerle süsleyelim dile bi ton etik konmuş, bize yol göstersin diye kullanım haritası eklenmiş, biriktirdiklerimizi sokalım aradan düşüp kaybolmasınlar diye bir sürü yarım cep düşünülmüş, ayrıca cici mi cici bir kitap ayracıyla harika bir güzellik yapılmış bize...
ben kendime, bu araki kişisel konseptim dahilinde yeşilli olanı seçtim..
kedili olanı çok sevdiğim birine sürpriz yapmak adına ayırdım..
bir de not düşeyim ki mavi renkte balıklı cinci ve hamilelere özel tıpış tıpış adlı mor türü de var...
haydi zamansızlar bize en moda ajandaya bir göz atın bence...

21.1.12

Zambak gibi açmış bir Scarlett Johansson..

Vogue Türkiye'nin Ocak sayısındaki Scarlett Johansson çekiminin bence en ama en güzel karesi bu görüntü. çiçek işlemi olağanüstü bir Alexander McQueen tasarımının içinde, fermuarlar fora biçimde verilmiş bu poz bence tek kelimeyle muhteşem. sizce yeni açmış bir zambak gibi durmuyor mu kendisi?

20.1.12

Eric Northman'ı özleyen ?

skarsgardnewscom7.jpg
* 'Enjoy it while it lasts'... ne tarafa çekmes bu başlığı bilemedim. tadını çıkarın kızlarrrrr demek istiyorum kalpten:)
evet hiç uzatmadan, damdan düşer gibi söylüyorum. zira size söylemekte bile 1 ay geç kaldım. efendim demem o ki, bizim canımız çiğerimiz, bölge şerifimiz Eric; hazır True Blood özlemi çekiyorken bizi kendinsiz koymadı ve Melancholia filminde ağzımıza bir parmak bal çaldı. her ne kadar hali; hafiften bi, ruhu varkenki o aşık ve yılışık Eric olsa da, onu görmek çok ama çok güzeldi.

filmden çok büyük beklentim vardı ancak ne yazık ki karşılamadı. ancak yine de oldukça farklı bir film olduğunu söylemem lazım. ancak belki de öyle derin bir alt okuması vardır ki, benim nacizane sinema bilgim ve tez yazmaktan pelte olmuş beynim onu anlamakta aciz kalmıştır, orasını bilemem. ama Eric için izlemeye değer derim, başka da bişi demem ;)
alexanderskarsgard_p-1.jpg

18.1.12

Salondan değil ama evin salonundan 2012 Altın Küre notlarım..

dört gündür maaile İstanbul'daki grip salgını vesilesiyle yatakta olan biri olarak bu haftanın tek action'ı Altın Küre oldu.
İtiraf etmeliyim ki, geçen seneki törende görene kadar Ricky çatlağından haberim hiç yoktu. ve resmen ağzımız bir karış açık seyretmiştik töreni. ve yine itiraf etmeliyim ki, o kadar eğlendirince bu sene töreni izlemek için en büyük güdüm kendisi oldu. ancak ne yazık ki, ne kendisi geçen seneki kadar komikti, ne de bence ona ayrılan konuşma süreleri geçen seferki kadardı. hoş o kadar konuşunca ve tam ! konuşunca böyle olması çok normal tabii.539w.jpg
neyse efem, en çok Kate M. - Kim K. karşılaştırmasına koptum ama bir o kadar da popun kraliçesi espirisine Elton John'un çok bozulduğunu ve ne bilem bir noktada burkulduğunu gördüğümü düşünüp hayıflandım. 
elton-john-looks-glum-as-madonna-wins-an-award-at-the-golden-globes-2012-pic-youtube-356210218.jpg
o yüzden de Madonna'nın like a virgin lafını tam gediğine oturmasına pek bi sevindim belki de :)madonna_golden-globes-2012.jpg  
bu arada hemen unutmadan demek istiyorum: bence Johnny Dept kesin alkollüydü. ama eh o kadar da olucek :) halen pek bi sevimliydi.
johnny-depp-jake-gyllenhaal-golden-globes-01.jpg
evettt giysilere ve esas şova gelirsek:
aman yarabbimmmm demek istiyorum nam-ı değer Buffy'nin elbisesine. tamam biliyoruz LA havası, güneş, kumsallar..bla bla.. ama bu kadar yazlık ve avam bir kumaş görmedim ben. yok pardon, en son pazarda satılan, evde giyerim diye aldığım elbiseler arasında görmüştü. Sıfır Sarah'çım. geç, otur..
390989_308661929174866_152271498147244_845391_584592883_n.jpg
ve pek tabii Angelinaaaaaa.. evet aaaa.. resmen sopa gibi kalmış, Elizabeth I'in pudralarından sıvanıp gelmiş sopa kadın. yakında 2012 tarihli bir vampir filminde, kraliçe vamp çıkarsa karşımıza hiç şaşmam. zira çok da yerinde bir casting olur. + dedikleri de doğru, resmen aksesuar gibi kullanıyor Brad adamını.
.217288-golden-globe-award-2012.jpg
evet ilk soru? kimdir kuzum bu Sofia Vergara!! ne o öyle sürekli gülmeler, havalar, ahanda buralar böööle komple benim, gecenin kraliçesiyim havaları. duyan 10 dalda adaydı, 9u kesin zanneder. hem öyle tüm dizi ekibi sahneye çıkınca sankim bi yönetmen bi yapımcı havasıyla tuşu basılmış dişi Chuckie gibi hiç susmadan konuşmalar, koca ağzıyla...
405557_308661992508193_152271498147244_845392_951945743_n.jpg

şaka gibi gelebilir ama bence gecenin en güzel elbisesi Madonna'nınkiydi.. bu arada hemen şunu demeliyim ki, kızımız, aynı Seda Sayan ablası gibi kendini 18 yaşında zanneden bir havada, ciltte ve vücutta ancak nedense o Seda'daki eğretilik, bu 18lik edanın rahatsız ediciliği onda yok. kasmıyor, sıkmıyor. doğal olarak da bize batmıyor. helal diyorum. nirden nireyee..

Golden-Globes-Worst-Dressed-2012-1918x3000.jpg
hoş bi ödül alamadı ama benim favorim kalmaya devam eden New Girl'in ise, tamam ona özel yapılmış olabilir, hiç satışa çıkmamış bir tasarım olabilir ama bu kadar mı yansıttığı karaktere ve kendi tipine garip kaçar bu elbise. yok elbiseye lafım yk. bence olay. zira zümrüt yeşiline taparım. all times favorite'imdir ama ben ondan Katy Perry'nin Şirine kostümü gibi bir şeyler giymesini beklerdim :( ne diyim olmadı. gelecek maça
.Golden-Globes-2012-Worst-Dressed-5-1918x3000.jpg
Will and Grace'in Grace'nin bu zümrüt yeşili yüzüğüne ee pek tabii tapındım, geçen seneki gibi bu sene de ve bir öncekinde de hep böyle bir parça olması ve benim radarıma girmesi de pek bir manidar ya neyseee...
debra-messing-golden-globes-2012-02.jpg
bir de demeden edemeyeceğim şey şu ki: "Bridesmaids" yıldızı Melissa McCarthy ve Paula Patton denen hatunu, hangi aklı evvel aynı anda sahneye koyar. bir kere o sarı elbiseli gıcık.... bu kadar mı bir kadın yanındaki kiloluyu aşağılamak için o kadar büyük gülücükler, sevgi pıtırcığı hareketleri, tüm konuşmaları ben yaparım sana noluyo ki havası takınır. ben sanki Melissa'ymışım gibi gıcık ötesi oldum kadına. oysa ki ne kadar sempatik, sevimli ve güzel bir kadın. onu böyle bir pozisyona sokup moralini bozmaya bence kimsenin hakkı olamaz. o angut da bir gün o havasının söneceğini hiç unutmasın bence.
69th-Golden-Globe-Awards---__1326682459_5880.jpg
gelelim Nicole teyzeye. bir elbise bu kadar mı bağırır ben Versace'yim diye kuzum. resmen çok rahatsız ediciydi. rahatsız da etti beni. kaldı ki hiç beğenmedim. onu da geç ona hiç yakışmamış. yazık oldu güzel kadına..
217166-golden-globe-awards.jpg 

10.1.12

Jane Eyre ve gelinlikleri..

Bu ara en moda gelinlik muhabbeti, (benim de ee pek tabi dahil olduğum üzere), Bella Swan kızımızınki olsa da; nedense bende bu aralar yine yeniden hasıl olan Jane Eyre dürtü onun gelinliklerine de yakından bakılmayı bir görev bildirdi. Bahtsız gelinimiz Jane Eyre'in, neredeyse tüm kitap ve film versiyonlarını okumuş ve izlemiş biri olarak gelinlik kronolojisini şu şekilde görselleştirmem mümkün:

[yine ve yeniden kadın-erkek 20 yaş fark olayının vuku bulduğu bir olay olduğunu bilmem dipnot geçmem gerekir mi!]


1943tam.jpg1983.jpg

1996tam.jpg 2011tam.jpg
* En çok, şehsen 2011 yapımındakini beğendim. Belki de bu aralar şapkalara olan özel ilgimdendir. Bir de bu versiyonda Jane kızımızı oynayanın, In Treatment'taki Sophie olduğunu da hatırlatmak isterim ;)

Televizyonda moda [olması gereken]..

Birkaç sene önce nereden duyduysam başlamıştım izlemeye 'In Treatment'ı. ancak her bölümü toplucana tek bir sitede bulamayınca bir noktadan sonra vazgeçmiştim. Geçenlerde nereden duyduysam adını yeniden izlemeye başladım. Tam da keşke şöyle konuşulcak adam gibi biri olsa da terapiye gitsem derken. hem de bu sefer yabancidiziizle.net'te yayınlanan tüm sezonları bir arada ve Türkçe alt yazılı olarak..

in-treatment.jpg

ve birkaç gün sonra da, Saba Tümer'de görüp gülmekten kırıldığım Aşkım Kaçamak adlı terapistin TürkMax'ta 'Buyrun Paylaşalım' adlı programını görünce çok sevindim. Bence abuk sabuk evlilik programları yerine, bizim gibi bu kadar toplumsal sorunu olan, onları çözmeye başta ekonomik olmak üzere birçok nedenden ötürü imkanı bulunmayan kişinin oldukça yoğun olduğu bir memlekette böyle programlar keşke moda olsa da, insanlar bir nebze olsun akıl danışabilse, akıl alabilse, fikir sahibi olsa. ama nerdeee..neyse şimdilik en azından bir başlangıç diyelim..

Screen shot 2012-01-07 at 8.20.38 PM.png

ps. In Treatment'ta Laura-Paul durumunu, deliler gibi merak ederek izlediğimi de not düşmeliyim. Bu ara nedense her bi yerde pek bi fazla olarak karşıma çıkan kadın-erkek 20 yaş fark olayının burada da hortlaması da pek manidar..

7.1.12

şimdi de kahvede son moda: hem kafeinsiz hem organik.. daha ne olsun..

Eftalciğim sayesinde tanıdım bu kahveyi ve çok da mesut oldum. zira tez yazarken her zaman sıcak bir şeyler içesi geliyor insanın. ancak hep de kahve içince, zaten çay da kafeinli, suçluluk hissi hasıl oluyordu özellikle son zamanlarda. canım ablam sağolsun Irvine'da organik ve kafeinsiz çözümünü ilk olarak bulmuştu ama buralara gelince Jacobs'a geri dönüş yapmak zorunda kaldıydık. neyse ki eftalcik yardımımıza yetişti ve ilk ziyaretinde bize bu enfes kahveyi getirdi. yanında, nerden nasıl yapılmışı adeta defter niteliğinde bi sheet'le satılması da ayrıca takdire şayan diyorum. noktayı koyuyorum ;)

DSC00950

i love Vakko...

diyeceğim o ki; okudukça, araştırdıkça ve inceledikçe her geçen gün Vakko markasına bir kez daha hayran oluyor ve resmen aşık oluyorum. helal olsun diyorum, bir Türk markasının, bir moda markasının bu kadar emin adımlarla güçlü bir şekilde ilerlemesi ve hep bu yolda devam etmesi. umarım her şeyi ona yakışır bir şekilde tammalayabilirim...seni seviyorum Vakko..

3.1.12

Şokellanın modası geçmeyen markası..

Tam da, 'Allah'ım çok fena Nutella yemek istiyorum ama gidip alamam ki Macro'dan. zira Türkiye'dekiler hem Polonya'da üretilenler. ben esas memleketinde, caanım İtalya'da yapılandan istiyorum' dedim demedim, kapı çaldı Goncacımlar geldi ve ne göreyim, sen tut bana İtaya' gezilerinden, hem de Şirinler logolu koleksiyon bardaklısından almamışlar mı..resmen şaka.. resmen başka bişi istesem olcakmış. ama iyi ki demişim:) afiyet şeker olsun bana..selam olsun tüm Nutella aşıklarına ;) 

29.12.11

Aralık ayı favorilerim..

Aralık için wish list yaptıktan sonra, bari favori listem az olsun öz olsun dedim. 3 öğe koydum ama hepsi de beni anlatıyor.
elbise: zira italya olayından sonra pek bi sevdim elbise giymeyi, daha doğrusu geçirip çıkma eğilimini.bu rahatlığı keşfettikten sonra güneş,rüzgar,kar demeden elbise giyip çıkıçıkı vermeye başladım desem yalan olmaz..
sütyen: ee pek söze hacet yok. zira tüm mal varlığım (kitaplar hariç) onlara yatırılmış ve yatırılcak vaziyette. ölünce onların da benle gömülmesini rica ediyorum. bu parçanın da o güne kadar koleksiyonuma katılmasını diliyorum. 
mesaj kaygılı kolye: mesaj kaygılı t-shirt saplantımdan sonra sanırım son dönemde nur topu gibi yeni bir saplantım olu verdi. şu ana kadar sadece bir tane edinebildim ama çalışmalarım devam edicek :)

Foto: tumblr blogları..

28.12.11

önüm arkam sağım solum iPhone uygulamaları..

du bakalım şimdilik buzdolabı magnets'i ve cupcakes gördük. daha neler görecez Yarabbim..

27.12.11

yerim ben bu avokadoyu..

MacroCenter'dan öyle klasik tane tane avokado yerine M Life'ın bu geleneksel file sepette tek satılan, hemi de organik şeklini görünce tapındım resmen.. hemen de aklıma, daha önce Amazon'da gördüğüm koruma kabını getirdi aklıma. çantada taşırken, yumuşağı makbül olan canım 'hass avocado'lar için birebir. benim gibi avokado manyaklarına duyurulur..

renkli saçlar..



yeniden mi moda oldu, yoksa benim içimde kalmış arzuların birinden yakıtını alıp algıda seçicilik temelli mi paso karşıma çıkıyor bilemiyorum ama söz konusu, 'yalvarırım, bir tutam renkli saçım olsun' arzumu fena halde kışkırtıyor, kaşıyor onu da söyleyim.. aslında ilk aklıma mavi, sonradan da mor renk düşmüştü ama bu renkler de aklıma çelmedi değil.
aslında erasmus olmadan önce mavi yaptırmıştım ama Bliss sağolsun pek yapamadı! ilk duşta akıp gitti. ben bile mavi tutamım olduğunu anlayamadan, daha idrak edemeden.. neyse du bakalım bi çılgınlık hali daha gelir diye bekliyorum yine. bi gaza gelsem de arzumu tatmin etsem hiç fena olmayacak ;)
Foto: tumblr blogları..

26.12.11

Chanel 5... duyduk duymadık demeyin..

Haarman&Reimer’ın sınıflandırmasına göre; içerisinde aldehit* adı verilen element bulunan kadın parfümleri güçlü ve varlıklı, statü sahibi kadınları simgelemektedir. Ve bu özelliği en çok sağlayan parfüm ise Chanel 5 olarak yer alıyor... !!
Aldehitler; yapılarında karbonil grubu bulunan organik bileşiklerden, karbonil grubuna bir hidrojenin bağlı olduğu bileşiklerdir. Çeşitli birleşimleri, bileşeni, plastiklerin, boyaların, ilaçların, çözücülerin ve parfümlerin hammaddesi olan aldehitlerin çoğu sanayide büyük miktarda üretilmektedir.
Related Posts with Thumbnails