Tracks..

Oscar Boy'un 'her sinemaseverin bu yılın filmleri arasından mutlaka izlemesi gerekenlerden biri' dediği için merakla arayıp bulduğum ve izlediğim bir filmdi. Gerçek hikayeden uyarlama. Ve şahsen beğendim. Hiç öyle sıkıcı değildi. Eğer neredeyse tek kişilik olmasına ve paso çöllerde geçmesine rağmen. Bu nokta da yine Oscar Boy'un şu yorumuna sonuna kadar katılıyor, altına imzamı atıyorum:
''Belki Tracks'e yöneltilebilecek bir eleştiri olacaksa, o da Marion Nelson'ın ağır ilerleyen senaryosuyla ilgili olabilir. Fakat ben Tracks'in içine girmekte pek güçlük çekmediğim için, olaylardan çok karakterin zihninde manevra yapıp tamamlanan hikaye beni pek rahatsız etmedi. Aksine bu durgunluğun seyirciye her şeyi daha kolay sindirmesini ve ajitasyona ihtiyaç duyulmadan da duyguları harekete geçirmesini kolaylaştırdığını düşünüyorum.''
Hem sanırım ben bu kızı sevdim, seviyorum. İzlediğim birçok filminde beğendim. Bunda da çok iyi. Bir nevi yol hikayesi olan bu fili, bu tarzları seviyorsanız, hele ki bu aralar kendine yollara bularak kendini bulma hikayelerine takılıyorsanız kesin izleyin derim. Zira çok yakında, çok satan The Wild'in benzer hikayesini de beyazperdede izleyeceğiz.

Popular Posts