Triloji Atölyesi / nehir..

Mitolojik anlamda her zaman için yaşam enerjisinin akışı, karşıya geçiş imgesi olarak bir eşik / dönüşüm arketipinin başını çeker

Gökyüzündeki bilinmeyen dünyada yeryüzündeki bilinen dünya arasında sürekli bir döngüsel akış vardır. Ve bu da kişinin bilinç ve bilinç dışı arasındaki döngüsel akışına tekabül eder


Ve süreç içinde evrililip tanrı ve insan arasındaki kutsal ilişkiye dönüşür

Böylece eskinin ölümü yeni benliğin doğumunu sembolü haline gelir

Bu kendini, suyla ilişkili (vaftiz tarzı) arınma törenlerinde gösterir

Nehir arketipine kurtuluş anlamı eklenir ve yeniden doğuşun = ikinci doğumun mekanı olur


Modern psikolojideki anlamı => insan zihninin süreçlerini temsil eder (diğer bir değişle yaşam deneyiminin akışı sembolize edilir


Derinliklerin bir karşılığı da olan potansiyellerimiz travmalarla akışı kesintiye uğratıyor. Bu durumda bize düşen yeniden akışı öğrenmek oluyor=iyileşme

Bunun formülü->kabullenişin de öğretmeni olan Nehir arketipini hayatımıza uyarlamak

Doğal akışı korumak = psikolojik denge

Akış = zihinsel uyum (kaotik değil, dengeli)


Kontrol + teslimiyet hassas bir dengededir -> Yolunu bulmuş bir akışa sokmak, nehri

Akış;

Rastgele gelen bir şey değil; tasarlanabilir, öğrenilebilir, tekrarlanabilir olmalı

Gevşeme değil, düzenlenme hali

Konfor alanı değil

Tasarlanan bir şey

(o yüzden >> Dikkat nereye veriyoruz? + Nelere anlam yüklediğimiz? önemli)


Akış:

Dirençsiz bir çabanın olduğu

Egonun geri çekildiği

zorluk ve becerinin dengelendiği

gereksiz uyaranların filtrelendiği 

bir Olma halidir


Akış haline girince 

-> öz eleştiri, ben, zaman takibi olmaz

-> aktif öğrenme, dopamin, endorfin, performans, öğrenme, özerklik, yeterlilik olur (zorlukla baş edebilme), zihin şimdiye yerleşir -> içsel motivasyon yükselir

=> içsel düzen kurulur (organize bilinç durumu - dağılmadan, zorlanmadan)

=> akış

=> yaratıcılığımız artar

=> ve anlam üretmeye başlarız

Nehir, bir yön alıyor.


Nehir = psikolojik olgunluğun ifadesi


Dikkat (ödev) + niyet + eylem => 3’ünün hizalanması = akış = "Nehir olmak"

Öz disiplin varsa -> çıkış kesilince de geri dönebiliyorsun

Yani önemli olan; kendi içsel düzenini kurmak (zorlamak değil)


***

[uzun hali)

Büyük nehirler, ilk metinlerde büyük ananın damarları, can damarları olarak geçer

Yaşam enerjisinin akışı

Karşıya geçiş simgesi -> eşik/dönüşüm arketipi’nin de başını çeker

Tevazu ve dengenin de sembolü

Başlangıcını asla unutmayan bir yolculuk ve sonunda sonsuzluğa kavuşan bir yolculuk


Mezopotamya:

Enuma Elish destanı (tatlı ve tuzlu su)

Mikser suyun mitolojisi / Dicle ve Fırat


Antik Mısır::

Nun = ilkselsu (ilksel Sudan doğan bir yaratıcı tanrı, Ra) -> kaos’tan doğan

Su = Enuma -> varoluşun kendisi

Hem yaşam veren hem taşkınlarıyla yaşam bozan

Çevresel gerçekliğin kültürel ifadesi + tinsel

Hapi-> bereket ve yeniden Doğuş’un kişiselleştirilmiş bir tanrısı

Nil = ruhun ölümden sonra dirilişi

Nil’in döngüleri = üç mevsim


Ganj

Gökyüzünden akan, yeryüzünü kutsayan

Yaşayan bir tanrıça

Köprü gibi + uzun yaşam

Fiziksel + arındırıcı + karma/metafiziksel


Yunan mitolojisi

Okianus - Okyanus -> dünyanın sınırlarını çizen kozmik akıntı / su kitlesi

Bilinen ve bilinmeyen dünya arasını belirleyen kozmik bir akış

Okyanus = nehir, aynı yani

Önemli nehirler:: Acheron, Lethe (unutuş), Phlegethon (ateş nehri), Styx (ölüler nehri, yaşamı arayan), Cocytus (yasın Nehri)

Yolculuk = sınır geçişi

Üçlü döngü

Ölüm = mitolojik yolculuk (madeni para olayı)


Çin:

Hun-Tun = biçimsiz bir kaos içinde yaşam şekilleniyor ve kozmik yumurtadan çıkıyor

Hafif ve saf olan = yang (yukarı doğru çıkıyor)

Ağır olan = yin / dişil (aşağı doğru iniyor)

Pangu —> ölünce yaratılış tamamlanıyor

Sarı Irmak — hem bereket hem yıkım

Uyum sağlamak için nehir mitolojisini ifade ediyor Çin = kaosu bastırmak değil yani


İbrani mitolojisi::

Dört nehrin olduğu bir bahçe var: Dicle-doğuya akıyor, Fırat-bereket sembolü, Pişon-altın ve değerli Taşlar, Gihon-kuş diyarı

4 Nisan nehir = yaşam formu -> dört yeni akış, tüm dünyaya yayılmış

Adem bahçesi-> axis mundu gibi dünyanın merkezi -> her şeyin mükemmel olduğu altın Çağa dair kolektif bir hafıza ~~~ nehirler de onun izleri


Nehir aynı zamanda insanlığın kaderinin de bir sembolü

Aktıkça hafızamız da akmaya devam edecek



Tüm mitolojilerde tanrının yeryüzündeki tezahürü dedik

Tek Tanrılı dinlerle, kutsal bir arketipsel süreç içinde evrilip Tanrı - insan arasındaki ilişkiye dönüşüyor.

Nil Nehri; eski benliğin ölümü, yeni benliğin doğumunun da sembolü

Hristiyanlıkta -> bu anlamıyla sembolü vaftiz ritüelinde görüyoruz => kutsal yeniden doğuş

İslamiyet’te -> cennetin ırmakları, cennetin merkezinde — su, tanrının rahmeti inancı => sonsuz ödül ve bereket

Kısacası anlamlarındaki dönüşümde de görülen şu::

1. Yaratılış/başlangıç

2. Yeniden doğuş

3. Ebediyet

Her nehir kaynağını Unutmadan akar

Kaynak hep aynıdır

Her ruh kaynağa geri döner


Vaftiz Töreni -> nehir arketipi’nin ruhsal yansıması (yani sadece dini bir uygulama değil)

eski benliğin ölümü, yeni benliğin doğumunun da yeni sembolü

Törenim en güçlü ifadesi Ürdün mehri

tören, banyo arketipine destek atıyor (Hristiyanlık bazında)

Vaftiz, ruhsal bir yolculuk

Mesihle bağlantısı nehir arketipine kurtuluşu ekliyor


Musa’nın nehre bırakılması, suya bırakılan çocuğa en içsel atıf

1. Tehlike ve kaos

2. Rahim ve koruma (sepet)

3. Yeniden doğuş -> Hristiyanlık sırf bu kasımı alıyor

Musa’nın kelime anlamı sudan çıkarılmış demek

İkinci doğumun mekanı yani

Suyun ->  kaderi belirleyen bir işlevi var arketipsel olarak

+ ve yine bir geçiş ritüeli aynı zamanda (ayrılma eşik yeniden doğuş)

Tarlanın görünmeyen müdahalesi (kaosun ortasında bile)

Yani nehir sadece coğrafi bir yer değil + kurtuluş + mucizevi bir şey de (kurtaracaksa sepet ve nehir yeter gibi)

Musa’nın hikayesi Styx miti ile de alakalı — çünkü bilinç-bilinç dışı arası geçişi de simgeliyor (bilinçdışına teslimiyet -> eşik)

Bilinç krizi = firavunun tarafında olanlar

Yeniden doğuş -> çocuğun krallığa hazırlanması

=> velhasıl bir bilinç sıçraması oluyor (fakirken olamazdı, ölmezse vakıf olamazdı o bilince) -> olayın en büyük kısmı bu bilinç sıçraması

Bireyin kendi potansiyeline ulaşması için adım atması

Bilinçdışı = korkularımızın potansiyel kaynağı

Eşik = yüzleşme, geçiş alanı, dönüşüm kapısı (korkularla yüzleşme anı)

Yeniden doğuş = ruhsal uyanış, kaderin farkına varma


Roma’da da Yunan’da da sanat eserlerinde -> nehir = sakallı erkek

Edebiyatta da genellikle bilincin kaynağı gibi

Amerikan edebiyatında çoğunlukla özgürlük demek

İngiliz edebiyatında da genellikle olumsuz


Heraklitos’da iki kez yıkanmama olayı -> bilinç demek aslında ~~ biz de, su da sürekli değişiyoruz

Sanatta >> hafıza

Edebiyatta >> içsel, bilinç yolculuğu


Modern psikolojideki anlamı:

İnsan zihninin süreçlerini temsil eder

Her şeyden önce akışı / yaşam deneyiminin akışını sembolize eder

Süreklilik duygusu

Geçmiş ve gelecek arası 

Bütünlüğü bozmadan

Akan bir geçiş - bilinç ve bilinç dışı arası

Derinlik = hem travmalarımız hem potansiyellerimiz

Aynı zamanda duyguların doğasını da anlatır

Akış engellenince ya taşkın olur ya donukluk / kopukluk

Doğal akışı korumak = psikolojik denge

Geçişler genelde belirsiz -> kontrole bırakma ve teslimiyet ile geçebiliriz (ikisi arasında hep bir gerilim vardır bu nedenle) => bunun arasında bir denge kurmakta zaten psikolojik dengeyi ifade eder

Travma, akışı kesintiye uğratır

İyileşme = yeniden akışı öğrenmektir

Nehir, kabullenişin de öğretmeni

Nehir = psikolojik olgunluğun ifadesi

Akmayı öğrenmeliyiz, kontrol etmek zorunda değiliz

Akış = zihinsel uyum (kaotik değil, dengeli)

Yolunu bulmuş bir akış

Zihinsel akış

Dirençsiz bir çaba

Ego geri çekilir

Olma hali

—> Flow çizgi filmi

Zaman-liner bir şey olmaktan çıkar; deneyim zamanı (Kaios) gelir

Akış, zorluk ve becerinin dengelendiği nokta.

Doğru eğimde akışı yakalamak

Konfor alanı değil

Tasarlanan bir şey

Dikkat nereye veriyoruz?

Nelere anlam yüklediğimiz

Eğitim psikoloji mantığı —> akış sokmak, öğrenciyi => bunu tüm hayata uyarlamak

Yoğun odaklanmış dikkat -> uzun vadede akışı getiriyor

Akışta olma ile gereksiz uyaranlar filtreleniyor

Zorluk ve beceri dengesi -> akış = bilinç ve bilinç dışı -> farkındalık

Zorluk fazla ise anksiyete

Beceri fazla ise sıkılma

Akış haline girince -> öz eleştiri olmaz, ben olmaz, zaman takibi olmaz

-> aktif öğrenme olur, dopamin olur, endorfin olur nöropinefrin olur, performans olur, öğrenme olur, yeterlilik olur

Zihin şimdiye yerleşir

Özerklik olur

Yeterlilik olur (zorlukla baş edebilme) -> içsel motivasyonu yükseltir

=> akış => performans => eklentileri fazlalaştırabiliyoruz

=> yaratıcılığımız artıyor

Akışın yokluğu -> depresyon, anksiyete

Rastgele gelen bir şey değil akış; tasarlanabilir, öğrenilebilir, tekrarlanabilir olmalı

Gevşeme değil, düzenlenme hali

Kontrol ve teslimiyet hassas bir dengededir

Katman katmandır

İlk adımı: bilinç, dikkat

İkinci adım: tam sınırda (zorlayan ama aşmayan); sürekli - optimizasyonu gerektiriyor

Üçüncü adım: eylem - farkındalık arası ayrım çözülüyor, kişi yaptığıyla birleşiyor, içselleştirme, otomatik ve iç çaba ile, ciddi bir disiplin var

Dördüncü adım: zaman algısı dönüşüyor, düzensiz değil, kayboluş, ana tam yerleşim

Beşinci adım: benlik duygusu çekiliyor; ego yok olmaz, işlevsel sadeleşme

Altıncı adım: tüm süreçler bir araya gelince -> içsel bir düzen kuruluyor (organize bilinç durumu - dağılmadan, zorlanmadan)

===> ve anlam üretmeye başlıyoruz

Artık anlam da hissediyoruz

Nehir, bir yön alıyor.

Taşkın = her şeyi kucaklayınca bize ait olmayan yükleri de alıyoruz

Öz düzenleme -> bilinç dışında olur çoğunlukla, sıkıcı olana eliyorsun

Dikkat (ödev) + niyet + eylem => 3’ünün hizalanması = akış = "Nehir olmak"

Öz disiplin varsa -> çıkış kesilince de geri dönebiliyorsun

Yani önemli olan; kendi içsel düzenini kurmak (zorlamak değil)

Comments