Sessiz Ezgi / Billy-Ray Belcourt..
- @kentkabilesi online bibliyoterapi atölyesi Ocak 2026 kitabı.
- Deneme ve şiir formunda bir mini roman
- Sessizlikle kastedilenin, bastırılmış olan olduğunu öğrendiğimiz;
- Aşkın romantik bir yerden değil de; kırılgan bir alan olarak ele alındığı;
- Aynı zamanda atalara kadar giden bir yasın işlendiği;
- Bir queer edebiyat örneği ancak bugüne kadarki alışılagelmiş klasik örneklerinden farklı bir çizgide ilerliyor.
- Zira tüm bu anlatılanlar bazında yaşadığı tüm acılara şahit olmamızı istiyor yani queer olmanın bir kutlama halinde yazıldığı, özgürleştirici bir anlatıya sahip değil.
- Dolayısıyla, öğrendiğimiz üzere, zaten oldukça kısa olmasına rağmen feci şekilde yavaş okumamızı sağlayan bir dile sahip olmasının nedeni de o tanıklığı bize yaşatmak istemesi.
- Tabi bu tanıklığın içinde sadece queer olmanın zorlukları değil aynı anda bir yerli kabileye ait olan sömürgeleşmiş bir halkın acısını da bize anlatıyor.
- Ve fakat tüm bunlara belirli bir azınlık sahipmiş gibi değil aslında tüm azınlıkların maruz kaldığı ve maruz kalma potansiyeline sahip olduğu gerçeğiyle okuyucu yüzleştiriyor.
- Travmayı saklayan bir alan olarak ele alınan beden bu bağlamda erotik bir beden olarak değil, politik bir beden olarak sergileniyor.
- Özetle, özellikle son dönemde şiddeti olağan görmeyi sahneleyen dünyanın (ki kitabın son bölümü bu anlamda çok mu çok vurucu ve etkileyici)
- duygusal altyapısını vermesinin, bu kitabı esas kıymetli kılan olduğunu öğrendiğimizi de belirtmeliyim.
nihayetinde nostalji de bir tür açlık değil de nedir ki?
Bir roman dünyayı değiştirmek yerine başka bir şeye, marjinalleştirilmişler için insanın gelişmesinin engellenmediği, bedenlerin, duyguların ve çevrelerin farklı bir düzenlemesine duyulan özlemi işaret edebilir ki bu herhangi bir isyan kadar acil bir eylem gibi görünüyordu.
Projemin ardındaki tez, insanların kendi yaşamları hakkında tanıklık etmeye teşvik edildiklerinde müzik enstrümanlarına dönüşmeleriydi. Başarım söylenen şarkıya dayanabilme yeteneğime bağlıydı, bu yüzden ellerimi sımsıkı önümde kavuşturarak gözlerimle şarkıyı dinledim.
Yaratıcılığa ambargo koymadan yaşamayı ve sevmeyi öğrenmem gerekiyordu.
Meraklısına: Ve sıra tabii ki toplantıda sevgili Funda hocanın anlattığı muhteşem notlardan bazı alıntılar:
- Deneme ve şiir formunda
- Sessiz olan = bastırılmış olan
- Aşk burada romantik bir yerden değil de; kırılgan bir alan olarak ele alınıyor
- Atalara kadar da giden bir yas söz konusu
- Yavaş okunan bir kitap, zira her şeye tanık olmamızı istiyor
- Beden hem arzunun hem de tehdidin taşıyıcısı
- Yas tutuluyor ancak tamamlanamıyor
- Kitabın sonunda bir çözülme, iyileşme yok
- Bir bedenin ayakta çabasını (içinde olduğu dünyaya rağmen) çok güzel anlatıyor
- Beyaz ve Amerikalı için erkeklik var
- Ve bu erkeklik, bir olma hali değil; üzerine çöken bir şey
- Queer edebiyat, normalde özgürleştiren bir edebiyat ancak bu noktada yazar bu kitabıyla ondan ayrı ve ayrı olması da güzel.
- Süreklilik, queer bir yerli için lüks bir şey. O yüzden de queer yerliler için hayatta kalma stratejisi gibi
- Beden, tarihsel bir arşiv gibi
- Yerlilerin sadece topraklarıyla değil erkeklikleri ile de bağını koparıyorlar
- Erotik bir beden değil, politik bir beden söz konusu (ki bu da queer edebiyattan farkı olarak)
- beden = travmayı saklayan bir
- Üç temel olgu var aslında kitapta: erkeklik, queer, sömürge sonrası beden
- kitapta kırılganlık, etik bir duruş gibi ortaya koyuyor ki bu yine queer edebiyatta radikal bir yazım
- yazara göre: erkek hayatta kalmak için kırılganlık göstermeli, böyle olmalı yani (oysa gerçek hayatta bunun tam tersi)
- Bu bağlamda güçlü olmak = kırılganlık kapasitemizi korumak
- Kitap şu an Amerika özelinde olmakla birlikte tüm dünyada olup bitenleri hazırlayan duygusal iklimi gösteriyor
- Bedene yerleşen bir beklenti var yani tehlike, gelmeden hissediliyor.
- Bizi tedirgin eden: toprak kaybından ziyade temsil kaybı.
- Cree olmak = bugünü belirleyen bir yük
- queer kitle için tanınır, görünür olmak söz konusu ancak güvensizler, süreklilikleri yok
- Kitabın bir diğer derdi de maskülenlik
- Şiddeti olağan görmeyi de gösteriyor kitap ve bunun duygusal altyapısını veriyor
- Zaten hiç güvende olmadığını sezmek aslında söz konusu olan
- Sömürgeleşme, bitmiş bir hikaye değil; bedende devam eden bir şey
- Devlet için tehdit olan, kontrol edilemeyen bedenler var
- queer olmak bu kitapta yine klasik kitaplarından farklı olarak bir kutlama hali olarak değil, tehlikeli açıklık olarak veriliyor
- Tanıyorsun ama korunmuyorsun
- Erkek şiddeti ve devlet arasında bir bağ var
- Bu erkeklik biçimine de bir itiraz zaten şu an sokaktakilerin protestosu. Çünkü gerçek erkeklik, gerçek güç bu demek değil.
- Bu gece bir hakikat krizi ortaya çıkıyor, gerçekliği kaybolduğu bir dünya
- Kimsenin hikayesinin anlatılamaması söz konusu. Sadece basında var. Ancak bu da güvende hissettirmiyor. O yüzden yazar kişilerin hikayelerini ve kendi hikayesini de anlatma derdinde.
- Bazı bedenler ilk feda edilenler, zira hissederler.
- Beden = arzunun barındığı kadar tehdit edilen de bir alan
- queer’likte beden, sürekli ihlal edilen bir yer
- Benlikleri ve bedenleri çok bölünmüş vaziyette
- aşk = temas demek (buradaki queer edebiyatta)
- Benlik, bağlanmayı değil; queer’da beden, kalmayı öğrenir



Comments
Post a Comment