The Nutcracker (2022) / ROH..

  • Yıllarca o kadar seyrettikten sonra ve geçtiğimiz sene Avustralya Balesi’nde görsellik açısından bence gelebilecek en son noktalardan birini gördükten sonra neden artık seyretmenin sıkıcı gelmeye başladığını anlamama sebep olan bir temsil.
  • Zira hem Avustralya versiyonunda Sihirbazın çok daha ön planda olduğunu görmemle başlayan şüphem, İngiliz balesinde ilk sahnenin büyücüyle açılıp, tanıtım metninde konunun sürekli onun etrafında dönmesiyle açıklığa kavuştu.
  • Çünkü gerçek hikayenin de zaten öyle olduğunu ve bizim özellikle ülkemizdeki temsillerde hep bu sadece büyülü Noel geleneği bakış açısıyla seyretmemizin ne kadar asıl öyküye ters olduğunu anlamış oldum.
  • Devamında, hemen orijinalinden gerçek hikayeyi öğrendim ve analize dair okumalarla birlikte olay bambaşka bir boyut aldı. Öyle ki en öz ifadeyle öğrendim ki:

“Fındıkkıran, bir oyuncak değil; çocukluk ve otorite, arzu ile korku arasındaki gerilimin ta kendisi.”


  • Velhasıl her şeye kaynaklık eden Almanca kısa öykü kesinlikle bambaşka ve şahane bir erginlenme metni.

•Hoffmann’ın metni olan Fındıkkıran, başından beri karanlık, tekinsiz ve yetişkin bir hikâye. 

•Edebî kaynak (asıl hikâye) psikolojik bir masal.

  • Ancak bu hikaye sonrasında basitleştirilip* (Dumas tarafından) tamamen bir Noel sosu eklenerek yeniden düzenlenmiş ve tüm bale versiyonlarına da kaynaklık eden asıl libretto o hikaye temel alınarak yazılmış. Onun üzerine Çaykovski de müziğini bestelemiş.

(1892, Rusya-St.Petersburg / Mariinsky Theatre)

  • Tabii yine de orijinal Almanca öyküye dair detaylar barındırarak farklı sahnelemeler yapılmış ancak çok az.
  • Yani bale sahnesi onu yumuşattı ancak bazı yorumlar o sert çekirdeği yeniden görünür kıldı. 
  • Özetle o bildiğimiz Fındıkkıran esas Fındıkkıran değilmiş. Bunun tüm detaylarını maddeleyerek görsellerde aktarmaya çalıştım. 

Dilerim bir gün gerçek versiyonu seyretme şansımız olur ülkemizde.

Fındıkkıran (1816);

  • E.T.A. Hoffmann’ın 
  • Der Nussknacker und der Mausekönig 
  • [The Nutcracker and the Mouse King -Fındıkkıran ve Fare Kral-]
  • adlı kısa anlatısından türetilmiş olup, 
  • bale tarihinde tek ve sabit bir dramaturjik yoruma sahip olmayan nadir eserlerden biri. 

Clara’nın yolculuğu:

Oyuncaktan → bedene

Hayalden → arzuya

Çocuksu bakıştan → bilinçli bakışa geçiş


    • Bu, klasik bir liminal (eşik) anlatıdır. 
    • Bu yüzden (bknz. ileriki metinler) özellikle Nureyev ve söz konusu izlediğim Royal Ballet yorumlarında Clara pasif değil, içsel olarak dönüşür.

*Bale dünyasının fiilen kullandığı hikâye=ilk uyarlama 

  • Alexandre Dumas père (Üç Silahşörler’in yazarı olan) / Histoire d’un casse-noisette (1844)
  • Metni; sadeleştirir, yumuşatır, romantize eder, çocuk dostu yapar, ailelere uygun hale getirir = karanlığı azaltır. 

Bugün izlediğimiz tüm klasik Fındıkkıran’ların omurgası olan bale sahne metni (libretto) hâlâ Marius Petipa’ya (1892) ait ve sadeleşmiş versiyon kullanarak kaleme alınmış.

Günümüzde sahnede gördüğümüz farklı Fındıkkıran’lar, esasen farklı eleştirel kriterlere dayanan okuma biçimlerinin ürünüdür.

• Dramaturjik merkez (Clara / Marie’nin konumu)

(Hikâye kimin etrafında kuruluyor?)

• Kaynak metinle ilişki

(Hoffmann’a sadakat mi, yoksa bağımsız sahne anlatısı mı?)

• Karakter işlevi (Drosselmeyer’in işlevi)

(Drosselmeyer: sihirbaz mı, anlatıcı mı, bilinçaltı figürü mü?)

• Estetik ve ideolojik amaç (Finalin doğası)

(Çocuk masalı mı, geçiş ritüeli mi, bilinçaltı anlatısı mı?)

Bale literatüründe fiilen var olan eleştirel yaklaşımların sistematik bir özeti olarak bu ölçütler yan yana koyunca, bazı koreograflar doğal olarak kümeleniyor ve yaygın olarak tekrar eden yaklaşımlar:

1-Klasik Masal / Ritüelci Yorum

Noel geleneği

çocukluk, ritüel, süreklilik, aile

görsel ihtişam, estetik 

Petipa–Ivanov (Rusya) ^ilk^

Vikharev / Mariinsky (Rusya-St.Petersburg)

Balanchine (NYCB)

Türkiye’deki çoğu yorum, Balanchine-vari bir Noel klasiği olarak konumlanır — sahneleme, dekor, müzik temposu ve seyirci algısı bu yönde.


2-Anlatı-Güçlendirilmiş Klasik Yorum

görsellik güçlü

masal korunur, dramatik yapı derinleşir

=klasik yapı+dramatik anlatı

[Drosselmeyer masum bir vaftiz babadan ziyade, gerçek ile düş, çocukluk ile yetişkinlik arasındaki eşiği açan dönüştürücü bir figür]

# Sir Peter Wright (ROH, AusBallet)


3-Dramatik–Psikolojik Okuma

karakterin içsel yolculuğu ön planda

epik, dramatik, mitolojik sahneleme

daha az şeker, daha çok içsel gerilim

Grigorovich / Bolshoi (Rusya-Moskova)

Stuttgart geleneği


4-Bilinçaltı / Freudyen Yorum

Drosselmeyer (gölge)=baba figürü, arzunun tetikleyicisi, Clara’nın iç dünyasının kapısını açan karanlık bir rehber

masal, rüyaya dönüşür

Rudolf Nureyev (Fransa, İngiltere)


5-Metateatral / Sanatçı Bilinci

özgün metinle kurulan bağ=Hoffmann’a Dönüş

Hoffmann’ın dünyası sahneye taşınır

Drosselmeyer yalnızca bir karakter değil, anlatıcı; hatta Hoffmann’ın kendisi

sahne artık sadece bir hikâyeyi değil, hikâye anlatma eylemini gösterir

John Neumeier (Hamburg)

=> Yani bugün “Balanchine’in”, “Nureyev’in” ya da “Grigorovich’in” Fındıkkıran’ı dediğimizde,

~~>bu kişilerin yeni bir hikâye yazmasından değil;

  • Petipa’nın libretto’sunu kendi estetik ve ideolojik bakışlarıyla yeniden yorumlamalarından söz ederiz.

(Çaykovski’nin müziğini yapıp ilk kez Rusya – St. Petersburg Mariinsky tiyatrosunda 

1892 sahnelediği // klasik Petipa geleneği)

İlgili ROH temsilinde:

THE SUGAR PLUM FAIRY

Fumi Kaneko

THE PRINCE

William Bracewell

CLARA

Sae Maeda

HANS-PETER/THE NUTCRACKER

Joseph Sissens

HERR DROSSELMEYER

Bennet Gartside


Comments