Triloji Atölyesi / inci..

  • İlk kez Yunan mit’de Afrodit‘in gözyaşları (aslında tuzdan) 

•aşkın kırılganlığı 

•duyguların kristalleşmesi 

  • duygularını içselleştirmenin taşı
  • ayrıca Ay’a ait bir sembol 
  • mükemmelliğin sembolü 
  • insan müdahalesi olmayan tek mücevher 
  • Tanrı’nın hediyesi çiğ damlası (deniz girdabı içine girmiş de deniyor) 
  • döllenen istiridye yavrusuna gönderme 


  • yolculuk anlamında ilk kullanan Mısır mitolojisi

•ilksel su 

•tatlı+tuzlu su birleşimi 

•rahmin içinde oluşan çekirdek 

•kaostan doğan düzen 

•korunaklı kabuğun içindeki öz


  • Değer, aslında olgunlaşarak oluşur. 


Hint / Vedik

•Ay ve saflık 

•aydınlanmış malzemeden oluşan bilinç

•ilk kez kutsallaştırılan yer burası

•idrak merkezi


Çin

•ejderhanın ağzındaki kozmik bilinç 

(ejderha, zaten göksel mitoloji)

•duygudan değil, gökten düşen bilgiden doğan cevher

• yaşam çi, bilgelik inci ile sembolleştiriliyor


Pers

•nur, ilahi hakikat 

•kabuk = dünya 

•inci = hakikat


=> Afrodit’ten önce -> öz, kozmik süreç 

sonrasında -> estetik, duygusal 

// rahmin sembolü iken kalbe taşınıyor, sessizlikle korunuyor

•tatlı+tuzlu su birleşimi -> yaratımın başlangıcı zaten

•Afrodit öncesi varoluşsal, sonra (gözyaşıyla) insanileşme

Akdeniz denen koca havzanın da sembolü

  • Akdeniz’de de gizli olanın kıymetini açığa çıkaran sembol (ne kadar gizli ise o kadar kıymetli) 
  • Akdeniz insanı, derinlikle ilişkili -> olgunlaşmanın, saklamanın değerini bilir
  • Akdeniz insanının yavaşlığına değer katan bir sembol (yavaşsa da kıymetli, ne kadar yavaşsa o kadar kıymetli)
  • Yani Akdeniz insanı olarak bizler yüzyıllardır inci bu nedenle içselleştiriyoruz zaten.

=> doğrudan değer verilmez, o değer korunarak oluşur ->> temel arketipsel anlamı burada bu şekildedir (Mezopotamya’dan farklı)

  • arkeik Akdeniz insanında mahrem = avlu
  • kadın bedenindeki örtü ve koruma (İslam‘dan önce de var, illa onu düşünme yani)
  • Akdeniz havzası çok güneşli olduğu için cildi, güzelliği korumak için de ayrıca.
  • ağır ağır açılan bir kader anlayışı 
  • Akdeniz insanı bağlamında psikolojisi -> belleğin en değerli çekirdeği; pasif değil, taşıyıcı.

  • oysa Yunan doğrudan alıyor ve insana yanaştırıyor.
  • artık daha paylaşılır bir güzellik ve bir bedeli var (gözyaşı)
  • aşk, hep bir kırılganlık; sevinç, hüznünü taşır -> tatlı+tuzlu su birleşimi

(Akdeniz hissettiğini biçime sokması lazım. Bu arketip bazında gelişmiş bir düşünce)

Roma’dan Meşrutiyet ile aristokrasiye giriyor, •hafıza, devamlılık, etik, kültürel (askeriye gelişiyor diye)


kolektif bilinçdışı ~>

•Akdeniz’de hem anne hem mezar

•Akdeniz’de travmanın içinden çıkış, acının dönüşümü

• Akdeniz kültüründe kıymetli olan dalganın altında şekillenir, üstünde değil


Neden dişil?

  • kadının içsel, karanlık, zamanla çıkan güzelliği beden + taşıyıcılık
  • Hint mitolojisinde de zaten çoğaltan bir politika, fetheden değil yaklaşıma hakim 
  • bilinçdışı zaten hep dişil->

•hemen açılmıyor

•zorlanmıyor

•zamanla olgunlaşıyor 

->>kadının sistemine benziyor yani


  • Kanama olmadan doğan bir sembol

bu bağlamda =>

•radikal

•en yüksek dişilik = sessiz lüks, sessiz dişilik (sessiz bir değer üretiyoruz)

  • annelikten ziyade, tanrısallaştırılmış bir sembol üretmek değil, oluşturmak üzerine bir yaratım 
  • dişil zaman anlayışı aslında; dişil beden değil 


Mitolojik anlamlardan sonra mücevher olarak ortaya çıkıyor: 

•kesme, yontma, cilalama olmaz

•yerleştirilen bir taş

•kontrol yok, uyum var

•eşlikçilerdir, inciler

•sezgisel yaratım gibi

•olanı, olduğu ile anlamlandıran

•kusuru kabul eden

•her biri eşsiz, asimetrik

-> sanatçıya, güzelliğin tekrar edilebilir bir şey olmadığını hatırlatır.

•hayalgücüne ‘güzellik bekleyerek oluşan bir şeydir’ ile giriş yapıyor

•mücevher sanatı ile başlıyor.


Antropolojik olarak: 

  • Doğal ama kültürel olarak anlamlandırılamayan
  • Kemik, tüy, diş gibi bir kategoride
  • Bedensiz bir ton fikrini sembolize ediyor
  • Süreç, zamanın sembolü
  • Yaşlılık, bilgelik, sabırla özdeş
  • Sonrasında da soyun devamı ile özdeş
  • Ata ve soyun önemli olduğu toplumlarda daha da önemli
  • Bir halden diğerine geçişi sembolize eder
  • En yüksek değerdeki, en az teşhirle
  • Sessiz bir hiyerarşi / lüks ->bunun başlangıcı


Teolojide:

  • Hakikat kendini zorla göstermez 
  • Gizlenmiş ilahi olan (tek tanrılı dinlerle birlikte)
  • Hristiyanlıkta -> Tanrı’yı bilmek = hakikatin bulunması 
  • Lülü=inci (Kuran’da kastedilen)
  • Tasavvufta durum daha da derinleşiyor -> 

•dalgıç = arif

•derine inek görünür, hakikat

  • Yahudilikte -> ışığın kaplar içinde saklanması ile özdeş

•inci, kırılmayan bir kap

•ay - ayışığı - inci


Hakikat, herkes için aynı şey görünmüyor 

  • İnsan eliyle olmaz 
  • Zamanla olgunlaşır 
  • Zorla elde edilmez 
  • Saklıdır, teşhir edilmez 
  • Saf ama dayanıklı ~ nesilden nesile 
  • Vaaz gibi değil
  • Davet ediyor
  • Sessiz, sakin bir sembol 


Edebiyattaki anlamı, tasavvuftakine daha yakın 

  • Tasavvufta sezgisel bir şeydir, deneyimleten bir şey
  • zâhir=görünen -> ruh/hakikat/inci (tarikattakilere soyut bir şey verir)
  • bâtın=saklı -> kabuk/beden/dünya
  • El Bâtın, Allah‘ın isimlerinden biridir
  • Tasavvufta bilgi öğretilmez, elde edilir ve bu zorlamayla olmaz, arınmayla tahammülle olur 
  • inci marifetle ilişkilidir 
  • dergahta herkes inciyi bulamıyordur (kolektifte bir yer bulur); dalmayı bilmeyene = herkese görünmez yani 
  • inci = edep, sır kısmı ile tamamen özdeş
  • hazır olmayana açmak = edebi aşmak demektir yara bastırılan değil, güzelliğe dönüşen bir şey Allah doğrudan görülmez, tecelli eder 
  • inci kandil gibidir 
  • inci ilahi nurun taşındığı bir form 
  • nefise karşı uzun bir yol var 
  • inci, kalpte oluşan bir şey; bilinçle yontulmaz 
  • o derinlik -> kalp (Mevlânâ) “en derin algı merkezi”
  • hakikat = inci 
  • hakikat  onun doğuşu gibi


  • kırılınca, savunmasız kalınca -> dönüşüm başlar
  • dalgıç, inerse yapılıyor = manevi yolculuk gibi (hazır olmayanı yaralar; nefesini vb. ayarlamalısın)
  • Mevlana’nın tanrı anlayışıyla inci aynıdır:

•parlıyor ama göz alıcı değil

•ona benzemek = ona yaklaşmak

•hakikat, sertlikte değil incelikte

•ona göre ince bir süs değildir, bir yol tarifidir

  • Mesnevi‘deki anlamı çok katmanlı = zaten mesnevi çok katmanlı bir öğreti
  • yüzeyde kalan akıl, derine inmeden anlaşılamaz
  • hakikat susunca belirir oluşan bir şeydir 
  • zahmetsiz gelmez = insanlar elde edemez, bastırılmazsa hikmete dönüşen hammadde olur
  • derin deniz = iç âlemi 
  • acı çekmek yüceltilen bir şey değildir; dönüştürme biçimin, seni olgunlaştırır 
  • anlamlandırınca kendi içinde değer üretiyor istiridye, katman katman sarıyor acıyı
  • bilgeliğin değil, sözün de sembolüdür aynı zamanda inci tasavvufta (çok katmanlılık)
  • her şey, herkese söylenmez 
  • sessiz tecellilerle anlatılır 
  • sabırla taşınırsa Tanrı’ya yaklaşırız 
  • inci, (en sonunda) insanın kendisine dönüşür
  • hakikati nasıl yaşadığını hatırlatır, mesnevi de


Psikolojide hangi terimleri karşılıyor?

  • Jung’taki korunmuş öz kavramına çok benziyor korunmuş özün, çekirdeğin en uygun sembollerinden 
  • bastırılmış ama korunmuş bir öz -> güvenli açılınca dönüşüyor 
  • inci, travmanın kendisi değil; travma bir kimlik haline de getirilmiyor (getirilirse zaten nevroz)
  • travmanın iyileşmesinin => sezgisel ve kadim karşılığı
  • dönüşüm; zaman alır, içsel bir ortamda gerçekleşir, güvenle olur 
  • hemen iyileşme anlatılarının karşısındaki bir simgedir yani 
  • varoluşçu psikoloji için de->anlam üretirse cennet bahçesi
  • her sessizlik bir kaçış değildir; bağırarak değil, sessizleşerek iyileşme 

=> dolayısıyla inci sembolü psikolojide “post travmatik büyüme = travma sonrası büyüme” terimine karşılık gelir


  • Travmadan otomatik iyileşme, büyüme değildir.

•nasıl olduğu / travmanın işlenme biçimi = anlam inşa etme -> anlam inşa ederek yaşıyoruz (sertlikle değil, gücü taşıyabilmek)

•acıyı kutsamadan, ajite etmeden -> dönüşümü mümkün kılmak

•her kum tanesi, inci olmuyor

=> inci, bu süreci somutlaştıran kavram

  • zaman = sinir sistemi regülasyonu
  • inci = yaranın dönüştürülmüş hafızası 


  • bedenin güvende hissetmesi ile başlıyor -> inci de istiridyeyi kapatır 
  • mahrem, yavaş ve güvenli bir alan sünüyor = inci de sembolü 

•derin ve seçici görünürüz

<<~ böylece anlarız ki o mahremdeyiz ~>>

•daha az açıklama ihtiyacı hissederiz

•daha çok kendimizle kalırız, kalabalıktan uzak


  • Bizden yeni bir şey yaratıyoruz (yeni bir şey yaşamıyoruz)
  • Acıyı estetize etmememiz, anlamlandırmamız lazım 
  • Aslında travmanın kemikleşmesini engelliyor 
  • inci = travmanın zamana emanet edilmiş bir formu / dönüşümü (İnkarı değil)
  • Travma bir kırılma yaratıyor 

•bazısı toparlanmıyor

•bazısı dönüştürüyor 

  • İnci ~> kusursuz bir ortamda oluşmuyor, içine kaçanı dışarı atamıyor, onu katman katman sarıp dönüştürüyor = anlam üretiyor 
  • Her acı büyüme getirmez;

•ortam önemli + zaman + güven gerek


İnci:

•parlamaz -> hayatı daha gösterişsiz yaşar

•bir duruştur

•daha sağlam ama esnek, geçirgen

•değer -> en acıtan yerden doğar


Bibliyoterapi de işte 

•o yalnızlığı kırıyor ve 

•travmanı paylaşılmasını mümkün kılıyor 

•çünkü travma anlamlandırılınca gerçek dönüşüm gerçekleşiyor 

•travmanın taşınabilir bir yük olmasına önayak oluyor 

•bozuk iç zamanı döngüsel zaman düzeltiyor

•eşik deneyimi olarak ele alıyoruz travmayı atölyelerde

•bir bilinç deneyimine dönüştürüyoruz  

Comments

Popular Posts