Aşk Aptallığı [Die Liebesblödigkeit] / Wilhelm Genazino..
[ENG is below]
- @bewaterbookcafe X @fundasakaoglu bibliyoterapi atölyesi Ağustos 2025 kitabı.
- Almanya’da geçen inanılmaz içsel çözümlemelerle dolu yine tam bir bibliyoterapi kitabı.
- Açıkçası önce, klasik aşk ikilemlerine dair hikayelerden birini okuyormuşsunuz hissiyatı uyandırıyor.
- Ve fakat sonra olaylar adamın iç dünyasındaki çözülmelerle bambaşka bir katmanı üzerine alıyor.
- En azından kendi adıma önce adama biz sinirleniyorum. Ancak sonrasında çok üzülüyorum.
- Tüm bunları sayfalar boyunca okurken itiraf etmem gerekirse kendimden, o çocukluk travmalarından, aşırı hassasiyetlerden başta olmak üzere bir çok şeyi görüyorum.
- Zaten psikoloji literatürüne ilgi duyan biriyseniz bir çok üzüntüyü rahatlıkla seçebiliyorsunuz kurgunun içinde.
- Vesselam kişinin kendi ile yüzleşmemesine, Medusa‘nın yüzüne bakmasına vesile, aynı kitapta kendisinin ifade ettiği gibi güneş çarpmasına benzer bir hissiyat yaratan değişik bir etkileyicilikte.
- Son olarak karakterin tüm o karanlığı ve karamsarlığı arasında bence çok orijinal ve yaratıcı tamlamalara da rastlamak keyif vericiydi.
Ona göre ben geçmiş bir çağın köhne kalıntılarıyla modern çağa sarkan ve artık sadece müze değeri olan biriyim.
Kızgın bireye haysiyetini geri veren sözcük sadece ruhtur.
Bir Bitkinler İçin El Kitabı yazmak istemiştim, içinde bol gölgeli ağaçların, bilinmeyen yan yolların (sağında, solunda reklam panoları olmayan), sessiz kafelerin (gıygıysız, cıstaksız) vesairenin yerini gösteren türden bir şehir rehberi. Ne yazık ki kendim bu el kitabını yazamayacak kadar bitkindim.
Kendi içimde devrilip aptallığımın havuzları içinde dibe vuruyormuşum gibi hissediyorum.
Sokaklardaki hafif akşam rüzgarı bile ısınmış. Binaların arasından bir ekmekçi dükkanından geliyormuşa benzeyen ılık bir hava esiyor.
Kendini nasıl hissettiğini soruyorum. Biraz oradan oraya atıladurmuş gibi, biraz fazla ürkeklik filan ama biçimsel olarak keyifliyim;
hani, akşam için bir fırça darbesiyle konduruluvermiş gibi, diyor.
Işık bulutların arasından parça parça, sanki zar atılır gibi belirip cadde aralarına dökülmekte; nehri yeşile, köprüyü laciverde, evleri kum sarısına boyuyor.
Meraklısına: Funda Hanım'ın muhteşem analizlerinin hakim olduğu toplantıdan kısa notlar:
- 2000’lerle birlikte artık meta anlatı değil, mikro anlatım ön planda. Zira bilgilerimiz artık mikro‘ya döndü. Kitabı sevdiren de bu yani mikro anlatıları ele alması, sevdirmeyen de bu.
- Almanlar aslında faşizm öncesi bağımsız olduğu gibi faşizm sonrası da bağımsız bir yapıya sahip. Ancak faşizm dönemi tamamen bağımlı bir yapı dönemi gösterdikleri kısım.
- Dolayısıyla Alman toplumu özünde her zaman için bağımsız bir yapıya sahip. -> Tamamen ilkel ve pagan düşünen bir toplum.
- Bu durum sanayi devrimine kadar sürüyor. Ne zaman ki iş gücü önemli oluyor -> o zaman bağımlı bir yapıya dönüşüyorlar.
- Böylece de o varoluşsal kültürü sürdürmediler.
- Oysa bireyselliği, başkaldırıyı üstüne alan romantizmin çıkış yeri Alman toplumu.
- Bu kitapta da o yeniden bireyselleşmiş olanı görüyoruz. Öyle ki kahramanımız sürekli gözlem halinde. (Paganizm = gözlem)
- 2000’lerle birlikte bir okyanusa geçtik artık (gölden). Zihne sonsuz olasılıklar sunuldu. Ve bu durum bizi rahatsız etti. Çünkü eski nesil olarak biz sınırlı duruma alışığız. Kitapta da bu durum gözleniyor => sonsuz ihtimaller = iki kadın olması halinde.
- Dolayısıyla yeni nesil kısıtlanmayı sevmiyor.
- Yazar = neo varoluşçuluk
-gündelik hayatın sıradanlığı, yalnızlığı vd.
-Deneysel
-Belgesel gibi her şeyi gözlemliyor, ironik şeyleri buluyor
-Melankoli, can sıkıntısıyla birleşiyor (özden gelen) -> varoluşçuluk
- Değişen bir can sıkıntısı var
- Karakterleri hayata dokunamayan.
- “anlamsızlık hissi” -> gündelik olanın tedirgin edici yanı.
- Her şey anlamsızlığa dönüşüyor.
(Kahramanın da duyduğu) aşk, anlamsızlığı daha görünür kılıyor.
- Camu’nun ‘absürtlük’ kavramına bakmak gerek.
(Karakterde de görüldüğü üzere) aşık olunca her şey absürt görünüyor.
- Benliği inşa edince -> özgür olunuyor => bu durum ise çatışma yaratıyor -> ki bu çatışma işte rahatsız edici.
- Dolayısıyla bundan kaçınmak üzere karakterimiz ‘çaktırmadan’ halinde hep hayatı sürdürüyor.
- neo varoluşçuluk => anlamda daralmak ama sabitleyemiyor. O yüzden evrensel kıyamet uzmanı değilim diyor. (Sayfa 22 kitabın özeti bu cümleyle)
- Velhasıl hiçbir büyük anlatıya inancı yok
- Kıyamet = varoluşsal bir sembol.
- Dönüştürmüyor -> neo varoluşçuluk bunu sevmez
- İzleme önerisi: Time Travelers dizisi.
- Aristokrasi: sadece gözlemci olmak
- Burjuvazi: müdahil olmak
- Ki bu durum (sadece gözlemci olma, müdahil olmama hali) yaşama devam edebilmeyi yanında getiriyor.
- neo varoluşçuluk -> ölüm değil, bir çürüme farkındalığı var ama bunu ironi ile örtüyor.
- Varoluşsallık artık trajik değil (eski dönemlerdeki gibi), sıradan ve anlamsız.
- İlişkiler temas değil, birer kaçış.
- Bir şeyle ilişkinelim ki ilişkilerde de ilişkilenebilelim aslında. Bu olmadığı için de temas olmuyor.
***
[in ENG]
Love Foolishness [Die Liebesblödigkeit] / Wilhelm Genazino..
* not published in English as I know
- @bewaterbookcafe X @fundasakaoglu bibliotherapy workshop book of August 2025.
- A truly bibliotherapeutic novel, full of incredible internal reflections set in Germany.
- At first, it gives you the impression that you’re reading a story about the classic dilemmas of love.
- But then, through the unraveling of the protagonist’s inner world, it layers into something entirely different.
- At least for me, I first get irritated with the man. But then I feel deeply sorry for him.
- As I read through the pages, I must admit—I see parts of myself. Especially childhood traumas, extreme sensitivities, and so much more.
- If you already have an interest in psychological literature, you’ll easily spot many emotional wounds within the narrative.
- In short, the book has a unique impact—encouraging personal confrontation, like looking into Medusa’s eyes, or as the book itself puts it, evoking a feeling similar to sunstroke.
- Finally, amid all the character’s darkness and pessimism, I found the original and creative expressions to be quite delightful.



Comments
Post a Comment