Muhabbet / Virginia Evans..
- @MugaMag kitap kulübü Eylül 2026 seçkisi.
Zaten mektup konseptine aşık biri olarak çok yaratıcı buldum. Büyük keyifle okudum. Ve kurgusuna hayran kaldım. Ancak o inanılmaz üzücü çekirdek konusu nedeniyle kimseye ‘al bunu oku çok güzel kitap’ diyemeyeceğimi de belirtmeliyim. :(
"İnsan dünyada kendine bir yer edinince eşsiz bir müzik dinliyormuş gibi hisseder," demiştiniz.
seni tanımak, soğuk ve ıssız bir yoldan gelip evde sıcak bir ateş ve yanı başında hazır bir sofra bulmak gibi.
senin de mesela Plüton gibi kendini yapayalnız durmuş, galaksinin işleyişini uzaktan gözlemliyormuş gibi hissettiğin anlar oluyor mu?
Fakat insan hayatını sayfalara emanet etmişse az önce tarif ettiğim trajedi gerçekleşmez. Düşünün bir insanın başkalarına gönderdiği mektuplar, karşılığında aldığı cevaplar, muhteşem bir yapbozun parçaları gibi, hatta daha iyi bir benzetmeyle uzun bir zincirin halkaları gibidir. Bu halkalar hiçbir zaman bir araya getirilmese bile, ki kesinlikle hiçbir zaman getirilmeyeceklerdir, ölmekte olan bir karahindibanın kırılgan tohumları gibi üflenip yeryüzüne dağılmış olarak kalsalar da mektubun sahibi olan kişinin hayat hikâyesinin bir şekilde muhafaza edildiğini, o mektubun bir gün birileri için çok küçük de olsa bir anlam ifade edebileceğini düşünmek harika bir şey değil mi?
Ben yavaş yavaş yazarım. Bir mektubu yazmam bir saatimi ya da daha fazla zamanımı alabilir. Acele etmem. Her cümle üzerinde düşünürüm. Elimi yormam. Aceleyle mektup yazılmaz. Acele edince istemediğin şeyler yazar ve yorulursun. Tam olarak söylemek istediklerini kağıda dökmek, bunun için doğru kelimeleri düşünmek sabır gerektirir. Bazen bir taslak yazıp üzerinde düzeltmeler yapar, sonra temize çekip öyle gönderirim. İletişime kıymet verilmesi gerektiğine inanıyorum. Unutma: Kelimeler, özellikle de yazılı olanlar ölümsüzdür. Bazen en kolay yöntem bir hediye, nazik bir davranış ya da bir mektup için teşekkür ederek işe koyulmak, sonra kalemin seni nereye götürüyorsa onu takip etmektir Caroline. Sana sorulan soruları yanıtlarsın, sen kendi sorularını sorarsın ve böylece hiç bitmeyen bir merak ve öğrenme döngüsü başlatmış olursun.

Comments
Post a Comment