Modern modanın üstadı Hussein Chalayan, İstanbul Modern'de...

Hüseyin Çağlayan’ın* veya uluslararası moda dünyasında bilinen ismiyle Hussein Chalayan’ın “Hüseyin Çağlayan: 1994-2010” başlıklı sergisi, 14 Temmuz 2010 akşamı, boğaza karşı enfes bir kokteylle İstanbul Modern’de açıldı. 24 Ekim 2010 tarihine kadar açık olacak serginin küratörlüğünü Donna Loveday yapmış. Çağlayan’ın 1994-2010 yılları arasında ürettiği moda koleksiyonlarını, sanat ve film projelerini bir araya getiren sergiye yakışır gerçekleşen açılış gecesinde Kültür Bakanından, İstanbul valisine ve belediye başkanına kadar herkes ordaydı.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğinin (İHKİB), organizasyonu ve İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansının katkılarıyla İstanbul Moda Haftası 2010, İstanbul Moda Akademisi (IMA) ve Design Museum iş birliğiyle gerçekleşen serginin bence en dikkat çekici tarafı, koleksiyonları sergilemede Çağlayan’ın kullandığı mankenlerin tamamı denecek bir kısmının gözü kapalı mankenlerden oluşmasıydı. Özellikle de ilk girişte, siyah giysisine siyah 2 balonun eşlik ettiği tasarım gerçekten insan içine, derinlere dokunur nitelikteydi. Neden bilinmez bana Mary Poppins’i hatırlattı. Ancak onun balonlu, hüzünlü ve siyah/beyaz hâli olarak tabii ki..
Kinship Journey, sonbahar/kış 2003-2004
Oldukça çarpıcı bir gizemlilik ve bir anlamda hüzün yansıtan bu unsurların dışında, nano teknolojiyle hayat katılan giysiler ve Çağlayan’ın fütüristik bakış açısının bir yansıması şeklindeki geleceğin giyim-kuşam stillerine dair örnekler görülmeye değerdi. Fütüristik giysilerdeki sadelik ve düzlük, benim gibi dantel-fiyonk gibi süslü şeylerden hoşlananları üzecek gibi geldi bana..
Airborne, sonbahar/kış 2007
[2008 yılında Londra Tasarım Müzesi tarafından verilen “Brit Insurance Designs of the Year” ödülünü alan,
15.000 LED ışığından ve Swarovski kristallerinden oluşan tasarım]
After Words, sonbahar/kış 2000
Karanlık odalardaki kombinasyonlar ise müthişti..... Ne olduğunu bilmeden karanlık koridorda ilerleyip bir anda kırmızı neon ışıklarıyla parlayan giysilerle karşılaşmak şahsen benim gerçek anlamda ağzımı açıkta bıraktı. Film gösterimi beklerken böylesi bir güzellikle karşılaşmak olağanüstü bir deneyimdi.
Reading, ilkbahar/yaz 2008
[200’den fazla hareketli lazer yardımı ile sıradışı bir ışık şöleni sunan tasarım]
Tüm bunların dışında girişteki zeytin ağacına su veren modeller.. Mavi-kırmızı kenarlı klasik mektup zarflarından yapılmış giysi patronları.. Tütülü etekleriyle bol tüllü elbiseler.. Ve büyük ekranda nano-teknolojili giysilerini ilk kez sergilediği moda şovunun bir gösterimine yer verilmesi (aşağıda küçük bir parçası izlenebilecek).. gerçekten sergiyi “kesinlikle ziyaret edilmesi gereken”ler listesinin başına getiriyor...
[ Paris Moda Haftası’nda sergilediği 2007 ilkbahar-yaz defilesinden oluşan videodaki kreasyonları hazırlarken Çağlayan, Harry Potter filmlerinin özel efekt ekibi ve Swarovski (sahnenin her yerini kristal taşlarla bezemiş) şirketi ile çalışmış. Koleksiyon, 1895’ten günümüze modanın değişimini yansıtan 30 kadar kıyafetten oluşuyor. Defile Victoria döneminin bedeni örten abartılı giysilerinden, 2000’li yılların bedeni gösteren sade giysilerine doğru seyrediyor.]
Inertia, ilkbahar/yaz 2009
Blindscape, ilkbahar/yaz 2005
Panoramic, sonbahar/kış1998
Before Minus Now, ilkbahar/yaz 2000
[200’den fazla hareketli lazer yardımı ile sıradışı bir ışık şöleni sunan tasarım]
Temporal Meditations, ilkbahar/yaz 2004
Genometrics, sonbahar/kış 2005
Airborne, sonbahar/kış 2007
* 1970 yılında Kıbrıs’ın Lefkoşa kentinde doğan Çağlayan eğitimine Kıbrıs’ta başlayıp, Londra’da devam etti. 1993 yılında, Londra’daki Central Saint Martins Sanat ve Tasarım Okulu’ndan mezun oldu. Teğet Akışlar adını verdiği son derece yaratıcı mezuniyet koleksiyonu o dönem büyük ilgi gördü. 'The Tangent Flows' adını taşıyan 1993 tarihli bu koleksiyon demir tozuna bulanıp toprağa gömülen ve oradan aylar sonra çıkarılan ipek giysilerden oluşuyordu. Koleksiyon daha sonra Londra’da Browns mağazasının vitrininde sergilendi ve Çağlayan’ın yenilikçi bir tasarımcı olarak isim yapmasını sağladı. 1994 yılında kendi markasını kurduktan sonra İngiltere’de iki kez Yılın Tasarımcısı seçildi.

Popular Posts