Tanrısız Gençlik / Ödön von Horváth..
* Jugend ohne Gott
- @bewaterbookcafe X @fundasakaoglu bibliyoterapi atölyesi Aralık 2025 kitabı.
- Okuması oldukça rahat olmakla birlikte sindirmesi hiç de kolay olmayan bir kitap.
- Çünkü toplantımızda oldukça detaylandırılarak öğrendiğim üzere, başta öfke siyaseti ve faşizmin, medya ile hızlanması ve eğitime sızmasının işlendiği bir metin.
- Bu kapsamda ‘tanrısız gençlik’ ifadesi ilk etapta tüm kötülüklere göz yumma olarak karşılık bulsa da, kitabın en önemli motifi olarak, bunun erdem mi para mı olduğu sorusu tüm kitap boyunca çok net bir şekilde bize sorgulattırılıyor.
- Kitabın sorgulattığı diğer sorular ise bizden daha güçlü bir şey var mı? ile gerçek nedir?
- Böyle düşündürücü sorular sordurmasının temelinde ise ‘kişinin kendi bilincini koruması’nın en önemli yolu olduğunu anlıyorsunuz (düşünmenin).
Aktarıldığı üzere: “Aksi halde izim’ler ya da partiler bizim yerimize düşünür olur. Kaldı ki din, toplum, medeniyet hep bireyi değersizleştirmeye çalışır ki kendi bilincini korumasın onlar yerine düşünsünler.”
- Zaten hedeflendiği üzere travmatik boşluk yaratması için ahlaki çöküşün mümkün kılınmasını ki böylece travmatize olmuş bireyin otomatik pilota bağlanarak düşünemez hale gelip kötülüğü mümkün kılmasını ise içiniz parçalayarak okuyorsunuz.
- Diğer taraftan öykü üzerinden, naz eğitim sistemi gibi sistemlerde tek tip, cinsiyetsiz bir toplum, mekanik bir insan tipi yaratılma arzusunun temellenme şeklini açıkça takip edebiliyorsunuz.
- Velhasıl başından sonuna değin tekrarlandığımız bir görüş vardı ki toplantıda, o da 1930’larda yazılmış bir kitap olmasına rağmen ne yazık ki ne kadar da güncel olması idi.
“Kalbimden geçip giden düşünceler ne hoştu. Kafamdan çıkıyor, duygu kılığına giriyor, dans ediyor ve birbirlerine neredeyse hiç temas etmiyorlardı.”“Evet," diyor Z, "çünkü o insanın kendisi üzerine düşünmesine katlanamıyor. Böyle bir durumda çıldırıyor. Çünkü ben bir günlük tutuyorum ve günlük bir kutunun içinde duruyor, geçenlerde kutuyu parçalamak istedi, bu nedenle onu artık sürekli gizliyorum.”“Artık kişilik değil, yalnızca itaat var sayılıyorsa hakikat gider ve yalan gelir.”
Meraklısına: Ve tabii ki toplantıda sevgili Funda hocanın anlattığı muhteşem notlardan bazı alıntılar:
- Çok doyurucu bir eser
- Kült bir eser
- Yazar bağlamında çok sinematografik bir metin
- Dönemin küçük hayatları arka planda ve orada yetişen çocukların ahlak anlayışı
- Ki faşistler öyledir ve ilk, hemen gençleri ele alır
- Öfke Siyaseti söz konusu
- Roma imparatorluğu hep ilginç bir şekilde ele alınır.
- Bazen de Roma İmparatorluğu’nun başarısızlığı batı için bir utanç olarak görüldüğünden bilinçli olarak onları geçiştirme söz konusu olur.
- Faşizmin, medya ile hızlandığı ve eğitime sızdığı metin üzerinden net bir şekilde görülür.
- Tanrısız gençlik ifadesi ilk etapta tüm kötülüklere göz yumma olarak karşılık bulsa da, bunun erdem mi para mı olduğu sorusunu bize sordurur ki bu kitabın önemli bir motifidir.
- Motif olması bağlamında metin boyunca bir erdem yükseliş gösterir bir para.
- Kitabın sorgulattığı diğer sorular: bizden daha güçlü bir şey var mı? ile gerçek nedir?
- Metindeki zenci duruş dönemi itibarıyla oldukça cesurdur.
- Kişinin kendi bilincini koruması en önemli şeydir. Aksi halde izim’ler ya da partiler bizim yerimize düşünür olur.
- Kaldı ki din, toplum, medeniyet hep bireyi değersizleştirmeye çalışır ki kendi bilincini korumasın onlar yerine düşünsünler.
- Pusula, kitaptaki tek semboldür ve = Nazi karşısında yönünü kaybetmesi.
- Dönem, aynı zamanda toplumsal cinsiyet rollerinin değişmeye başladığı ilk dönemdir. Ki böyle bir sistemde kadın Kadınlığını, erkekte erkekliğini kaybediyor.
- Zaten Nazi eğitim sistemi tek tip / cinsiyetsiz bir toplum istiyor.
- Mekanik, makina tipi bir insan yaratmak arzusunda
- Kahraman, romanın çöküşü ile kendini özdeşleştiyor.
- Tanrı rolünü oynayan = en berbat rolü oynayan
- “Kötünün sıradanlığı” - Hannah Arendt -> bu bağlamda araştırılması gereken bir kavram.
- Kötülük: ahlaki özne yoksunluğu.
- Dil sıradanlaştıkça, düşünce duruyor. Düşünemeyince kötülüğü mümkün kılıyor.
- Travmatik sistemde birey düşünmeyi seçmez.
- Zaten tramva = bastırılmış şiddet
- Ahlaki çöküş, travmatik boşluk yaratıyor ki faşist sistemde bunu istiyor.
- Travma, otomatik pilota sokar, bilinçsizsindir.
- O yüzden kitap bilinçli olarak, bir iyileşme sunmaz.
- Vicdan zedeleniyor
- Ceza verme yüceltiliyor
- Disiplin olarak Nazi sistemi bireyi bastırıyor.
- Şiddet olarak ahlak söz konusu
- Erkeklik = travmatik bir inşa yeri.
- Ki bu sebepten dolayı çocukların Metin’de bir ismi yok. Hepsi potansiyel birer fail.



Comments
Post a Comment